Bilal Esen
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

Yüzeysel değil Mantıklı Olalım

Yüzeysel değil Mantıklı Olalım
A- A+ Paylaş
Reklam

Son günlerde ülkemiz gündemine oturan siyasi gelişmeler gözden kaçan bazı gerçekleri ortaya çıkarttı diyebiliriz. Bizlerin ülke insanları olarak bir konu üzerinde karar vermek için görsel ve bireysel tercihlere göre karar verdiğimiz gözlemlendi diyebiliriz. Oysa geniş ve derin görüşleri araştırmak, yüzeysel etkilerin altında kalmamak, gönlümüzün istediğinden çok mantığın ve bilincin takipçisi olmak daha sıhhatli daha gerçekçi kararlar vermemiz kendimiz, geleceğimiz ve neslimize olan 
Vebalimizin sorumluluğundan kurtulmuş olunacaktır. Bu kararı varmamın etkisi ise dün okuduğum “Abdullah Ağar’ınTarihe Can Alıcı Bir Not:” başlıklı yazısından ilham aldım ve bu yazıyı tüm okurlarımızla paylaşmamın gerekli olduğu kanaati ile insanlarımızı ve daha çokta ülkemizin geleceği olasılığını buradan paylaşıyorum. Lütfen yazıyı sonuna kadar okuyalım.

Abdullah Ağar’ınTarihe Can Alıcı Bir Not:
Türkiye’deki *“Terörsüz Türkiye Süreci”*ne dahil olanlar neye dahil olup olmadıklarını biliyorlar mı, bilmiyorum, ama…
Teröristbaşı Apo, terör örgütü PKK, PKK’nın açık ve kripto türevleri ile bu projenin hamisi ve sahibi olan küresel ve bölgesel ağlar açısından, Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye Süreci”; uzun soluklu ve zamana yayılan sözde “Büyük Kürdistan Projesinin” son derece önemli bir safhası ve parçasıdır.
İspatları sahadadır:
//
Suriye’deki gelişmelere bakarak…
Terör örgütü PKK;
- Suriye’de yapısal bütünlüğünü,
- Silahlı terör gücünü,
- Emir-komuta zincirini,
- Kimyasını, emellerini, hedeflerini,
- Tünellerini ve tahkimatını,
- Bağlantılarını ve himaye ağını,
- Ülke aşımı hareket kabiliyetini güçlendirerek devam ettiriyor.
- Hatta Suriye devletinin unvanlarına, makamlarına, yetkilerine ve kimliğine kavuşarak idari ve özerk yapısını güçlendirmeye ve meşrulaştırmaya devam ediyor.
//
Irak’taki gelişmelere bakarak…
- Şam’daki yönetimin değiştiği Halep ve Şam savaşlarıyla birlikte, özellikle ABD ve Fransa’nın düğmeye basmasıyla Irak IKBY’deki Soran ve Behdinan-Talabani ve Barzaniler başta- Irak Kürt yönetimleri ile Suriye’deki YPG-PYD dahil PKK terör örgütüyle gelişen süreçler ve yakınlaşmalar.
- Bu yeni dönem Duhok süreçlerine dahil olan çok katmanlı, çok ülkeli temaslar, ABD’nin Irak ve Suriye’yi entegre değerlendirerek Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı Suriye-Irak temsilcisi ataması. (Tabii Ankara Büyükelçisi olması da en önemli karine) 
- Talabanilerin İran ekseninden uzaklaşıp ABD eksenine yaklaşması.
- PKK’nın özellikle Asos dağı üzerinden Doğu Süleymaniye’deki Penjwen koridorundan Halepçe çevresine genişlemesi.
- Oradan Hewreman-Kirmanşah ve İlam’a sarkması… İran’da yaşayan Kürtlerin havzasında yığınağını ve faaliyetlerini arttırması.
- PKK’nın Kandil’deki yığınak artışı.
- İran’ın Irak’ta kendisine tehdit üreten silahlı Kürt yapılara bugüne kadar Irak sahasında yaklaşık 200 saldırı düzenlemesi.
- Olası bir durumda Irak’ın kuzeyinde etki üretecek İran’a müzahir Haşdi Şabi’nin baskı altında kalması.
- Irak’ta İran etkisini kırmaya yönelik ABD çaba ve Irak-ABD anlaşmalarının PKK’ya alan açmayla ilgili olası sonuçları.
//
İran’daki gelişmelere bakarak…
- PKK ile İran muhalifi diğer silahlı Kürt grupların istihbarat, eğitim, silah, teçhizat, algı, lojistik ve himaye imkânlarının artırılması,
- Muhalif Kürt silahlı grupların İran içinde ve farklı ülkelerde eğitimi,
- Irak ve Suriye’deki PKK’nın İran’a sızması,
- ABD’nin Suriye’de eğittiği YPG/PKK’lıların Zagroslar’da İran PKK’sı PJAK-YRK’lıları eğitmesi,
- PKK’nın Zagroslar başta olmak üzere farklı bölgelerde yığınaklarını genişletmesi,
- İran Devrim Muhafızları ile PKK arasındaki çatışmalar,
- Devrim Muhafızlarının sınır bölgelerinde askeri yığınağını ve tahkimatını arttırması,
- ABD ile İsrail’in İran’ın özellikle Batı bölgelerinde silahlı Kürt yapıların akış ve sızma hatlarının önündeki unsurlarına yönelik saldırıları,
- İran-ABD/İsrail savaşının yeni fazında İran’ın sınırları içinde kontrol, irade ve otoritesini etkileyecek derinde ve derin saldırılar.
//
Özellikle ABD, İngiltere, Fransa ve İsrail’in bölgeye ilişkin tutumları, siyaset ve strateji ve etkilerindeki değişim ve gelişmeler…
//
Ve Türkiye…
- Terör üreterek Türkiye’deki emellerine ulaşamamış,
- Hareket ve eylem kabiliyeti büyük ölçüde yitirmiş,
- “Devlet kurdum”, “Kurtarılmış bölge ilan ettim” dediği bütün Irak dağlık sınır hattındaki bütün kamp, mevzi ve çok katmanlı mağara ağını ve yığınağını Türk Silahlı Kuvvetlere kaptırmış ve ağır bir çöküş yaşarken…
“Hamas’ın İsrail baskınından sonra güç-tehdit-baskı-jeopolitik entrika ve vaad kullanılarak başlatılan yeni düzen inşa sürecinde”
Gazze başta Filistin’de, Lübnan’da, “özellikle Suriye’de”, Irak ve İran’da yaşanan ve yaşanacak askerî, siyasi, jeopolitik ve diplomatik gelişmelerle eşgüdüm içinde, adeta sihirli bir değnek değmişçesine Türkiye’de başlatılan *“Terörsüz Türkiye Süreci”*nden elde etmeyi umdukları kazanımlara bakarak…
- Ki bu kazanımların başında;
- PKK türevlerinin sözde “Kök Yasa” olarak tanımladıkları Anayasal ve yasal düzenlemeler,
- Sözde idari bölgelerle ilgili başlıklar; yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesi, kayyum sisteminin tartışmaya açılması,
- Terör örgütüyle bağlantılı yapıların, teröristlerin ve teröristbaşı Apo’nun statüsüne ilişkin tartışmalar, 
- Teröristlere “af” sarmalı,
- Suriye’de devlet üniforması ve makamı kazanmış örgüt mensuplarının Türk devlet yetkilileriyle temasları,
- Siyaset-STK-medya ayağıyla PKK’nın açık ve kripto türevlerinin alana çıkması,
- Ve nihayetinde Türkiye’de devlet sisteminin aşındırılması, sosyolojik kopuşun derinleştirilmesi yer alıyor.
Ve bunlara ilave… Süreçten siyasi-ekonomik-koltuk ikbali ve menfaat umanların varlığı öne çıkıyor.
//
Toplumun çok büyük bir kesimi “akan kan dursun” isterken, bunun teröristbaşı ve terör örgütüyle yürütülmesine yönelik toplumsal desteğin ancak yaklaşık %10 seviyesine düştüğü bilinmesine rağmen -ki bunların çoğu PKK’nın ve siyasi türevinin sempatizanı- bunun ısrarla devam ettirilmesi; bunun sonucunda toplumsal güvenin zedelenmesi ve millî birliğin ağır yara alma ihtimalinin ortaya çıkması.
//
O zaman tekrar yazayım:
Türkiye’deki *“Terörsüz Türkiye Süreci”*ne dahil olanlar neye dahil olup olmadıklarını biliyorlar mı, bilmiyorum, ama…
Teröristbaşı Apo, terör örgütü PKK, PKK’nın açık ve kripto türevleri ile bu projenin hamisi ve sahibi olan küresel ve bölgesel güçler açısından, Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye Süreci”; uzun soluklu ve zamana yayılan sözde “Büyük Kürdistan Projesinin” son derece önemli bir safhası ve parçasıdır.
40 yılını bu işe gömmüş biri olarak bu benim tarihe düştüğüm nottur.
Aklımın, vicdanımın, muhakememin, şehitlere ve gazilere olan vefamın, Allah’a vereceğim hesabın, PKK tarafından aldatıldığımız 6 sözde ateşkes süreci dahil başlayan daha kanlı ve riskli süreçler başta yediğimiz kazıkların ve “kayıtsız şartsız silah bırakacaklar” diyerek başlatılan sürecin bu kanun çıkartma safhasında PKK’nın “Biz silah bırakacağız demedik; yalnızca şimdilik ve bu koşullarda silahlı eylem yapmayacağız” kıvırtması ve kurnazlığı dahil saha tecrübemin ürettiği bir not…
Yarın geri dönüşsüz bir yara alırsak kimse “Ben bunları bilmiyordum.” demesin.
//
Son söz…
Önce iyi niyetli olanlar için…
Cehennemin yolu iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
Hele ki söz konusu PKK, Apo, FETÖ, dini ve dindarı istismar eden yapılar ve radikaller olunca…
Çünkü onlar da kimin eli kimin cebinde belli değildir.
Şimdi uyuyanlar için bir benzetmeyle meramımızı anlatmaya çalışalım: 
Denir ki; “Fareler burnunuzu yerken bir salgı salgılarlar. Burnunuzun yendiğinin farkına varmazsınız.”
Kıssadan hisse bu ya… Bir de uyanmışsınız ki, bakmışsınız ki burnunuz yok!
Bir de uyanık, ne yaptığını çok iyi bilenler var:
Onları da Allah’ın gazabına havale ediyorum.
//
Ve son bir soru?
Daha önceki sözde çözüm sürecinde İngiltere ve ABD’nin pozisyonları; coğrafyadaki diziliş, konjonktür, aktörlerin duruşu farklıydı.
Şimdi İsrail’in de güçlü dahil; hatta dosya sahibi olduğu süreçte özellikle ABD -İsrail- ve İngiltere’nin -ittifak-eşgüdüm-iş birliği ve rekabetleri dahil- ne için ve nasıl pozisyon aldıklarının farkında mıyız?
Saygılarımla
Abdullah Ağar

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Bilal Esen yazıları

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir