Bilal Esen
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

2026: Umudun Yılı Olsun

A- A+ Paylaş
Reklam

2026 yılından neler bekliyor, neler diliyor, neleri hasretle özlüyoruz dersek saymakla bitmeyecek kadar çoktur.
Arkamıza dönüp baktığımızda saymakla bitmeyecek kadar olumsuzluklar, vicdansızlıklar, soyguncuların, çeteciliklerin ve en önemlisi de ihanetlerle hainliklerin toplumuzu yürekten yaralamış olduğunu görmezden gelemiyoruz. 
2026 yılına girdiğimizde Takvimler değişecek, rakamlar yenilenecek. Ama asıl soru şu; “İnsanlık da değişecek mi”?
Şimdi tüm toplumuzun beklentilerinde yatan hasret duyguları içlerinde bir şüphe ile acaba normale dönebilecek miyiz, geçmişi derin kuyulara atabilecek miyiz kuşkuları var.  
2026 yılı öncelerinde; Her Sabah kalkış alarmı çaldığında, Aynı ses, aynı gün, aynı telaş… Ama her geçen gün biraz daha ağırlaşan bir yükle kalkıyor olmuştuk yataktan. 
Çünkü artık sadece işe değil, hayata yaşamaya, aç sefil sürünmemeye çalışıyordu büyük bir çoğunluğumuz.
Sokakta insanların yüzüne baktığımızda kimsenin rahatlıkla yürümediğini, yorgun bitkin şekilde sürüklendiğini görüyorduk. 
Hayat pahalı demek yetmiyordu, Gençler hayal kurmayı “lüks” sayarken emekliler ise geçinmeyi “mucize” olarak görüyordu uzun yıllardan beri. 
Orta direk dediğimiz kişiler ise uzun süreden beri ince bir dala dönüştü.
Herkesin aklında aynı soru var ama kimse yüksek sesle sormuyor: “Bu böyle ne kadar gidecek diyemiyordu!”
Siyasetçiler rakam konuşuyor, grafik çiziyor, ama halkımızın mutfağını bilmiyor, cüzdanını tanımak istemiyorlardı!
Enflasyon bir istatistik olabilir ama boş tencere gerçektir. Ve gerçekler, er ya da geç, herkesin kapısını bir şekilde çalar.
Bu ülke çok şey gördü; Krizi de gördü, karanlık günleri da… Ama her seferinde ayağa kalktı. 
Çünkü bu topraklarda hâlâ çalışmak isteyen, üretmek isteyen, adalet isteyen milyonlar var. Sorun ise bu seslerin yeterince duyulmamasıdır.
Belki de artık yüksek sesle şunu söylemenin zamanı geldi:
Biz mucize istemiyoruz, sadece insanca yaşamak istiyoruz,
Ve bu, kimsenin lütfu değil, bu hepimizin, tüm halkımızın hakkıdır.
Bu istek ise sadece; “Yorgun bir ülkenin sessiz çığlığıdır”

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Bilal Esen yazıları

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir