Bilal Esen
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

Ülkemiz Adına Her Birey Sorumludur.

A- A+ Paylaş
Reklam

Ülkemizde son yıllarda hat safhaya ulaşan tutuklamalar hak hukuk güvensizliğinin artması halkımızı tedirginliğe ve umutsuzluğa sürüklemektedir.
Bu şartlarda ne yapmak lazım ne yapabiliriz diye düşünmekten başka elden bir şey gelmemektedir! 
Bu durumlar için bireylerin bir çözüm bulabileceği meçhul olduğu ve halkımızı daha da derin üzüntü ve çaresizliğe sürüklemekle umutsuzluğun verdiği üzüntü ile birlikte bir hayli çöküntüye uğratmaktadır.
Oysa Medeni mutlu ve güçlü olmak ise, İyi yetişmiş, iyi niyetli, çalışkan, samimi, vizyoner kişilerle mümkündür. 
O halde ne yapmalı, nerden başlanmalıdır ki ülkemiz tekrar kalkındırılarak halkımıza ve gelecek neslimize bir umut bir güvence verilebilsin!
Öncelikle sosyal barış sağlanmalı, yurttaşlık bilinci geliştirilmeli, Menfi milliyetçilikten uzak durularak fırsat eşitliği ve adalet sağlanmalı.
Maddi sıkıntılar çözülerek ortadan kaldığında, görülecek ki birçok manevi ve sosyal problemlerde kendiliğinden çözülecektir.
Devlete ve millete hizmetle eş zamanlı, aksatılmadan, aynı tempoyla devam ettirilirken, millete hizmet tüm imkânlar seferber edilerek yürütülmelidir.
Son yıllarda tamamen kalkan, çok az duruma düşen üretimin önündeki tüm engeller ve İsrail’den gelen tohumlar kaldırılarak her türlü teşvik ve yardımlar sunulmalıdır.
Çiftçi desteklenirken, GDO' lu tohum (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) kaldırılarak Tüm tarım üreticilerine özel teşvik ve projeler sunulmalı.
Yerli tarım ve sanayi gerçek anlamda teşvik edilmeli.
Her bir birey, her bir kurum ve her bir siyasi aktör üzerine düşen sorumluluğu bilmeli.
Çünkü; Diriliş, sadece bir fikir değil, aynı zamanda bir eylem çabasıdır.
Her şey yeniden, sil baştan yapılandırılmalı, Rant değil; alın teri kazandırmalı. 
Vergi sistemi yeniden ve adil kurulmalı ki vergiler düşük, gelirler yüksek olsun.
Az kazanan az, çok kazanan çok ödemeli vergi sistemiyle Küçük esnaf rahatlasın, büyük holdingler gerçek vergilerini versin! 
Güçlü bir ekonomi, Türkiye'nin dirilişi, cesur kararlar ve tavizsiz uygulamalarla mümkün olacaktır.
Gelelim sosyal medyaya:
Bu kalkınma ve halk memnuniyeti yanı sıra medyada görevini tarafız, aydınlatıcı ve objektif hale getirmelidir.
Medya, yozlaşmanın değil, aydınlanmanın aracı olduğunda, medya, toplumu bilgilendirme ve aydınlatma görevini doğrulukla yerine getirmiş olacaktır.!
Medyada yozlaşma değil; iyilik, dürüstlük, dayanışma vurgusu yapılmalıdır.
Medyada şiddet, sapkınlık, yalan dolan, dalga geçme kültürü değil; sorumluluk ve hakikat ön plana çıkarılmalıdır.
Ayrıca milletin maddi manevi ihtiyaçlarını dikkate alan her türlü altyapısı sağlanmış kaliteli bir eğitim sistemi getirilmeli.
Özel okullarla özel hasta haneler derhal kapatılarak kamulaştırılmalıdır.
TV Kanallarında da yozlaşmayı, şiddeti ve ahlaksızlığı özendiren yayınlar yerine; 
İyilik, dürüstlük, dayanışma, adalet ve sorumluluk gibi evrensel değerleri öne çıkaran içerikler desteklenmelidir.
Sendikalar, dernekler, vakıflar ve diğer sivil toplum kuruluşları, bağımsızlıklarını koruyarak emir kulu olmamalıdırlar.
Bir toplumun saygınlığı, bireylerinin psikolojik ve ahlaki sağlığıyla doğrudan ilişkilidir.
Yani; Yozlaşmış bir medya, parçalanmış bir mahalle kültürü, sorumsuz bireyler olmamalı!
Bu tabloyu tersine çevirmek, toplumsal bir dirilişin olmazsa olmazı olduğunu kabullenmek gereklidir.
Bu acı gerçeklerle yüzleşmeden, Türkiye'nin üzerindeki bu kara bulutları dağıtamayız.
Son olarak ne yapmalı neler olması elzemdir dersek bilmemiz kabullenmemiz gerekenleri sıralayalım!
Adalet olmadan özgürlük; ahlak olmadan düzen olmaz.
Bunlar, sadece kâğıt üzerindeki vaatler değil, toplumsal sözleşmemizi yeniden gözden geçirmemiz gereklidir.  
Mutlu, güvenilir, aydın, inançlı, güçlü bir ülke için en temel olmazsa olmazlar şunlardır. 
1.Adalet Reformu, 2.Eğitim Devrimi, Toplumsal Bilinç ve Psikolojik İyileşme, 3.Ekonomik Adalet ve Üretimin artırılması. 
Ya hep beraber dirileceğiz ya da birer birer dağılacağız.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Bilal Esen yazıları

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir