TUĞBA ULUSOY
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

Birlikte Güzeliz: Anlamak, En Büyük İyiliktir

Birlikte Güzeliz: Anlamak, En Büyük İyiliktir
A- A+ Paylaş
Reklam

 

Belki bugün bir doktor odasından çıktınız…
Ve içinizden sadece şu geçti:
“Hayatımız değişti.”

Otizmi daha önce duymuştunuz belki.
Ama ne olduğunu tam bilmiyordunuz.
Şimdi ise telaşla araştırıyor,
farklı farklı öneriler arasında kalıyor,
“Geç mi kaldım?” sorusuyla baş etmeye çalışıyorsunuz.

Tam burada durun.
Ve bu cümleyi gerçekten duyun,
Her şey yolunda.

Uzun yıllar özel eğitim uygulama okullarında, meslek liselerinde çalıştım.
Sahada gördüğüm gerçek şu oldu;
Otizm bir son değil.
Bir eksiklik hiç değil.

Bu; çocuğunuzla birlikte adım attığınız,
farklı bir yol ,farklı bir dünya.

Bu dünyada bazen sesler daha yüksek,
ışıklar daha parlak,
dokunuşlar daha yoğun olabilir.

Ama aynı dünyada;
renkler daha derin,
detaylar daha anlamlı,
ve sevgi çok daha saf yaşanır.

Otizm bir hastalık değildir.
İyileştirilmesi gereken bir kusur hiç değildir.
Bu, bir beynin çalışma biçimidir.

Ve hiçbir insan,
yaşadığı birkaç zorluk yüzünden
kendi varlığından vazgeçmek istemez.

Asıl zor olan çoğu zaman otizm değildir.
Asıl zor olan, toplumun bakışıdır.

Bir markette çocuğunuzla mücadele ederken üzerinize çevrilen gözler…
Fısıldaşmalar…
Anlamadan verilen hükümler…

Oysa o an en çok ihtiyaç duyulan şey;
yargı değil, anlayıştır.

Çünkü bazen en büyük yük,
insanların bilmeden yüklediği ağırlıktır.

Her otizmli birey farklıdır.
Kimi konuşur, kimi susar…
Kimi kalabalıktan kaçar, kimi ses arar…
Kimi erken öğrenir, kimi kendi zamanında…

Ama hepsinin ortak bir ihtiyacı vardır:
kabul görmek, anlaşılmak, saygı duyulmak.

Ve bir gerçeği unutmamak gerekir:
Hiçbir uzman, sizin çocuğunuzu sizden daha iyi tanıyamaz.
Onun en iyi rehberi sizsiniz.

Bugün bize düşen şey aslında çok basit,
Yargılamak yerine anlamak…
Uzaklaşmak yerine yaklaşmak…
Bakmak yerine gerçekten görmek…

Çünkü bazen bir bakış,
bir annenin yükünü ağırlaştırır…
bazen de hafifletir.

Ve insan, en çok da anlaşılmadığı yerde yorulur.

Tam da bu yüzden farkındalık, sadece bir kelime değildir.
Bir sorumluluktur.

Bu sorumluluğun en güzel örneklerinden birine, otizm farkındalık haftasında bir kez daha tanıklık ettik.
Bolu Atatürk Anadolu Lisesi Kızılay Kulübü olarak,
Türk Kızılay’ın gönüllülük anlayışıyla
Emine Mehmet Baysal Özel Eğitim Okulu’nda
“Birlikte Güzeliz” diyerek çıktığımız bu yolda, sadece bir etkinlik gerçekleştirmedik.

Kalplerin birbirine dokunduğu bir gün yaşadık.

Benim için bu buluşmalar, sıradan bir etkinliğin çok ötesinde.
Yıllardır öğrencilerimle özel öğrencileri bir araya getirmeyi özellikle önemsiyorum.
Çünkü biliyorum ki; gerçek öğrenme, en çok kalpten kurulan bağlarla mümkün olur.

O gün de öyle oldu.
Empati kuruldu.
Önyargılar kırıldı.
Samimi bağlar kuruldu.

Gençlerimiz bir gerçeği yaşayarak öğrendi:
Farklılık, eksiklik değildir.
Aksine, hayatı zenginleştiren en kıymetli değerdir.

Birlikte oynadılar, birlikte güldüler, birlikte paylaştılar.
Ve belki de en önemlisi;
birbirlerini gerçekten gördüler.

Çünkü anlamak, en büyük iyiliktir.

Ve gerçekten…
birlikte çok güzeliz. 💙

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir