Düşünmeden Karar Vermek!

Her insan bu dünyanın gelip geçici olduğunu bildiği halde bu gerçeği umursamıyorsa o insanında psikolojik bir rahatsızlık var diyebiliriz. Eğer tanrının bir kulu olduğumuzu bildiğimiz halde bunu önemsemez gibi bilinçli olarak insanları anlamazdan gelerek haklarını alıyorsak bu günahların en büyüklerindendir. Son zamanlarda yaşadığımız birçok hatalı yaşam içerine girmeye başladığımız gözlemlenmektedir bunun vebali ise çok büyük olacaktır ve bunu asla unutmayalım. Örneğin: Herhangi bir konu ve kişi hakkında hüküm vermek gerekirse acele etmemek, hırs ve galibiyet duygularına esir olmamak gerekir.
Çünkü acele verilen hükümler, çoğu zaman pişmanlık getirir.
Kırılan bir kalbi tamir etmek ise bazen çok zor olur.
Olayı ve kişileri iyi tanıyalım, tam dinleyelim, doğru anlayalım çünkü
Her duyduğun doğru olmayabilir.
İnsan bazen bilmeden eksik anlatır, bazen yanlış anlar, bazen de öfkesine yenilir veya bir havaya girer.
O zaman ne yapmalı, nasıl karar vermeliyiz:
Mesela: duymak başka şeydir, bilmek başka şeydir.
Ancak her şeye rağmen hüküm vermek durumundaysak, aceleci olmamalıyız. Olayın içyüzünü tam bilmeden hüküm vermek pek doğru olmaz
Neden, niçin ve nasılı çok iyi değerlendirelim, bilgi edinelim ve tüm tarafları etraflıca ve çok iyi dinleyip empati yapalım. Çok iyi anlamaya çalışarak önyargılı, peşin hükümlü olmamalıyız. Mutlaka arka planı görmeye çalışarak adaletten ayrılmayalım. Merhametli şefkatli yaklaşalım. Bir olayı yalnızca kendi istediği gibi görmek kolaydır.
Zor olan; karşı tarafın ne yaşadığını haklılığını veya haksızlığını kendimizi de onun yerine koyarak da anlayabilmektir. İşte buna empati denir.
Empati; insanı daha merhametli, daha adil yapar. Demek oluyor ki
Bir olayı, tek bir kişinin anlattığı kadarıyla tam olarak bilemeyiz.
Bir fotoğrafın sadece görünen kısmıyla gerçeğin tamamına ulaşamayız.
Her duyduğumuz doğru olmayabilir, Bir olayı anlamadan hüküm vermek, yanlış kişiyi suçlamaya sebep olabilir.
Bir arkadaşın hakkında kötü bir söz duyduğunda hemen inanma.
Belki yanlış anlaşıldı, belki eksik anlatıldı, belki anlatan o insan o gün çok zor bir durumdan geçiyordu.
Adaletli insanlar acele karar vermez, herkesi dinler, önce anlamaya çalışır, sonra doğru olanı seçer.
Çünkü anlamadan verilen her hüküm, eksik olur, Eksik hüküm ise çoğu zaman haksızlığa dönüşür. Haksızlık ise Allah’ın yasak ettiği en büyük günahlarındandır.
Bu yüzden; önce dinlemek, sonra düşünmek ve en son karar vermek en doğrusu, en adaletlidir. UNUTMAYALIM.




























