Siyasi Muhalefet Sadece Tepkiyle Olmaz:

Özgür Özel göreve geldiğinden bu yana yoğun bir siyasi tempo içinde. Meydanlarda, grup toplantılarında, televizyon ekranlarında aktif bir görüntü veriyor. Ancak siyasette görünür olmak ile etkili olmak aynı şey değildir. Asıl mesele, sözün kalbe ve sandığa ulaşıp ulaşmadığıdır.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi tabanında ve kararsız seçmen arasında dillendirilen temel eleştiri şudur: Söylenenler güçlü ama yön gösterici değil. Eleştiri var, öfke var, tepki var; fakat yarına dair net bir yol haritası yeterince gösterilemiyor.
Muhalefetin en büyük hatası, iktidarın yanlışları üzerinden siyaset üretmeye alışmasıdır. Oysa millet artık bunları gördü, biliyor ve diyor ki,
“Tamam, mevcut düzeni eleştiriyorsunuz. Peki yerine ne koyacaksınız?”
Sadece ekonomik krizden, adaletsizlikten söz etmek yetmez;
Nasıl düzelteceğini anlatmak, Nasıl adil bir düzen kurulacağını göstermek gerekir.
Miting meydanlarında alkış almak kolaydır. Kalıcı güven oluşturmak ise zordur. Mitinglerde halkın beynine girecek, beklentilerinin yolunu gösterecek çözümleri tarif etmek gerekir.
Özgür Özel’in hitap tarzı zaman zaman sertleşiyor, zaman zaman meydan psikolojisine teslim oluyor. Oysa geniş kitleler bağıran değil, güven veren bir lider arıyor. Türkiye’nin bugünkü ruh hâli; kavga değil, istikrar arıyor. İnsanlar öfke değil, umut duymak istiyor. Strateji dediğimiz şey tam da burada başlar.
Siyasi strateji; Rakibin hatasını büyütmek değil, Kendi vizyonunu büyüterek yansıtmaktır.
Bugün CHP’nin yapması gereken temel konular şunlardır.
Üç, Beş yıl sonra nasıl bir Türkiye sunacaksınız?
Ekonomide hangi model, Eğitimde hangi sistem,
Dış politikada nasıl bir tutum izleneceğidir!
Ayrıca Sürekli sert çıkışlar bir kitleyi heyecanlandırır ama başka bir kitleyi uzaklaştırır. Seçim kazanmak için sadece mevcut seçmeni değil, tereddütte ve kararsız olanları da ikna etmek gerekir. Bunun yolu da sakin, kapsayıcı ve devlet ciddiyeti taşıyan bir üsluptan geçer.
Bugün bazı kitlelerin Özgür Özel’e yönelik eleştirisinin özeti şudur: “Enerji var ama istikamet belirsiz.”
Oysa Türkiye’de seçmen artık çok daha temkinli. 1990’ların slogan siyasetinden farklı bir dönemdeyiz. İnsanlar duygusallıktan, din istismar lığından, yalan dolandan çok, yönetme kabiliyetine bakıyor.
Özgür Özel eğer gerçekten iktidara talipse, meydan coşkusunu devletçilik aklıyla dengelemek zorundadır. Eleştiri dozunu koruyup vizyonu büyütmek mecburiyetindedir. Çünkü seçim, en çok bağıranın değil; en çok güven verenin kazandığı bir yarışa dönüşmüştür.
Netice olarak, Muhalefet sadece yanlışları göstermekle değil
doğruyu inandırıcı biçimde ortaya koyabilmekle yapılmalıdır.
Eğer CHP bunu başarırsa, eleştiriler azalır.
Başaramazsa, meydanlar dolsa bile sandık aynı oranda dolmayacaktır!




























