CHP Ne Yapmaya Çalışıyor?

Son günlerde sürekli değişimler yaşayan Türk siyaseti geçen gün mecliste kendini gösterdi.
MHP, aylardır adım adım ördüğü bu sürecin pimini çekti ve bombayı, hiç tereddüt etmeden CHP’nin kucağına bıraktı.
Mesele yeni değil, ama dün, “umut hakkı” ifadesinin kameralar önünde bu kadar rahat telaffuz edilmesi, siyasette artık başka bir eşiğe geçildiğini gösterdi.
Feti Yıldız’ın, Abdullah Öcalan’a ilişkin soruya “Uzlaştık” diyerek verdiği yanıt, sadece MHP adına yapılmış bir açıklama değildi; komisyonun, dolayısıyla CHP’nin de dahil edildiği bir mutabakat ilanıydı adeta.
Nasıl dersek; F. Yıldız’ın yanında CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in hali ise bu ortamda en çarpıcı detaylarından biriydi. Çünkü ne güçlü bir itiraz ne net bir ayrışma ne de kamuoyunu rahatlatacak berrak bir cümle kurmak yerine Aksine, kelimeler yuvarlandı, cümleler dolandı, yüz ifadesi gerçeği ele verdi:
Burada sorulması gereken: CHP, Abdullah Öcalan’ın fiilen serbest bırakılmasının önünü açabilecek bir sürece siyasi onay mı veriyor?
CHP'nin Abdullah Öcalan'a umut hakkı verilmesine yönelik tavrı, siyasi arena için kritik bir gelişme.
MHP'nin baskısıyla şekillenen bu süreç, CHP'nin geleceğini etkileyecektir.
Bu adım, ülkem insanını ikna etmekte zorlayacaktır, çünkü Öcalan meselesi Türkiye'nin hassas noktalarındandır.
“1989’da birinci parti olarak büyük bir çıkış yapan SHP, 1991’de HEP ittifakının etkisiyle üçüncü parti olabildi.
Buna benzer hatalar CHP’nin tabanını uzaklaştıracağından kimsenin şüphesi olmasın.
AKP’nin son yıllarda yeteneksiz ve başarısız yönetimlerinden dolayı halkın ezilmesi açlık sınırı altında sürünmesinden ve adaletin yok olmasıyla birlikte haksızlıkların da artması gibi bazı olaylar yüzünden gözden düşmesi neticesinde yapılan yerel seçimlerde CHP’nin birinci parti olmasını kedisine bağlayan Sayın Özgür Özel Bey ile birlikte halkımızın büyük bir kısmının arkasında durması hatalara ve yanlışlara gidilmesinin yolu olmuş oldu.
Sandılar ki Halk bunları bekliyormuş ve sadece bunlara güveniyormuş!
İşte ne olduysa bundan sonra bu hevesle özgüvenin artması neticesinde Özgür Özel’in siyasi yeteneğinin noksanlığının olumsuzlukları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır.
Az önce yukarıda yazdığımız konuda bu sürecin başlangıçlarından biridir.
Özgür Beyin Yaptığı onlarca mitinge rağmen sosyal medyadaki paylaşımlara atılan beğenilerin, 3 milyon 750 bin takipçisine oranla- son derece az olmasını nasıl açıklıyor olabilirler?
İdeolojik “fikri “olmadığı için siyaseten sürekli savrulması, kendisine umut bağlayanları günden güne azaltıyor.
Bir araştırma şirketi, “Türkiye'nin sorunlarını hangi parti çözebilir” diye sormuş. AKP yüzde 20, CHP yüzde 18.3 çıkmış.
Hiçbiri diyenlerin oranı ise yüzde 40,2.
Acaba birileri bu araştırmanın ne anlama geldiğini Özgür Özel'e anlatmıyor mu?
Netice olarak artık son zamanlarda CHP Ne yazık ki, kimseyi ikna edemiyor, edemez de... Kendi çekirdek tabanı tedirgin, kararsız seçmen kaçıyor ve Özgür Özel avucunun içinde tutabileceği kadar yakın olan iktidarı Tayyip Erdoğan’a altın tepsi içinde sunmuş olacaktır.
Son olarak söylememiz gereken CHP’nin son meclis toplantısında yaptığı en büyük hata budur.
Ayrıca bu Tutum ve davranışlarıyla kendi tabanını uzaklaştıktan sonra hâlâ seçimi kazanabileceklerini mi sanıyorlar acaba!




























