Asgari Ücretli ve Emeklilerimiz!

Ülkemizde Geçim Sıkıntısının artarak devam etmesi
Çalışma koşullarındaki adaletsizliklerin her gün artarak devam etmesindendir.
Günümüz çalışanlarının gerçekliğinin ve vicdani çığlığının daha derinlemesine gözlemleyip yargılanması ile çözüm yoluna gidilmesi gereklidir.
Türkiye’deki işçi hakları, asgari ücret politikaları genç ve yaşlıların emeğinin sömürüsü sil baştan ele alınarak incelenip adil düzene yönlendirilmesi vicdani bir rahatlama adımı olacaktır.
Bir genci düşünecek olursak sabahın köründe başlıyor mesaisi.
Hiçbir konuya itiraz hakları olmayan 07/24, ile 08/21 saatleri arasında çalışan işçilerimiz tatil diye bir zamanı da söz konusu yapamamaktadırlar
Şikâyetçi de olamıyorlar, çünkü işten atılacaklarını biliyorlar.
Mecburen başlarını öne düşürüp işine devam etmek mecburiyetindeler.
Oysa günde 11 saat- yasal çalışma sınırına hiç uyulmadığı gibi aldıkları asgari ücret açlık sınırının bile altında kalmaktadır.
Asgari Ücretin 2024’te bürüt 17,002, net maaşlar ise
14.546 TL bu parayla tek kişi bile olsa geçinmesi yaşaması mucize gibidir.
Kira bedeli, ulaşım gıda, elektrik, aidat su derken, işçinin elinde beş kuruş kalmadığı gibi sürekli borçlanmak durumunda kalmaktadır.
İnsaf be yahu!
Bu haksızlıkların yarattığı olaylar ise, başta kadın cinayetlerinin artması, aile bağlarının bozularak çoluk çocuğun atalarına isyankarlıkları, ahlakın tamamen bozulması, hırsızlığın, arsızlığın, dolandırıcılığın aşırı derece de artması, velhasıl ülkemiz içerisinde beklenmedik her türlü yolsuzluk ve ortamın her gün artarak devem etmekte olmasıdır.!
Bu ortamların artmasının nedenlerinden birisi de halkın sesiz kalmasıyla birlikte iş verenin de “Çalışacak işçi çok, itiraz edeni işten atarız” diyerek tehdit mantığında oluşlarıdır.
Ayrıca Çalışma bakanlığımızın küçük işletmelerde denetim yetersizliğidir. Netice olarak iş bulamayanların ne yazık ki kölelik koşullarını kabullenmek zorunda kalmalarıdır.




























