Reklam
Ertuğrul Turan
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

NEDEN ADAY OLDUM?

NEDEN ADAY OLDUM?
A- A+ Paylaş
Reklam

Geçen haftaki yazımla birlikte böyle başlıklar atınca okuyan arkadaşlardan mesaj alıyorum, “Aman şef siyaset sana göre değil” diyorlar. Aday olduğum yok ama adaylar ve adaylıklar konusunda şerbetliyim biraz. Mesleki yıpranmamızın büyük bir kısmı, bu memleket sevdalısı adaylar ve aday adaylarını takip etmekle geçti. Bir adayla on dakika baş başa kalayım, neden aday olmuş şıp diye söylerim, kendisi de bilmez, bilinçaltında uyanır da “Hakikaten bundan aday oldum” der.

1-) Memleket Sevdalıları: Bunlar iki gruba yarılır. 

  1. platonikler B) Orgyciler… 

Platonikler aslında kendilerine sevdalıdır. Memlekete kazandıracakları “eserler” üzerinden avantalarını alır, sağlam bir dünyalık yaparlar. Ancak çoğunluğu koltuğa yapışır ki, yapıştıkça daha çok avanta aldıkları için önünde sonunda enselenirler. Genelde yargı karşısında kem küm eder, ufak büyük cezalarla siyasi hayatlarını bitirirler. Orgycilerse daha değişiktir. Kendileri yemez, yedirir. Giymez giydirirler. Avantayı bunlar almaz, yakınları nemalanır. Bu iş öyle büyür ki, artık onun aramasına bile gerek kalmadan selamıyla ya da artık suratı kayışa dönmüş yakınlarının şöyle bir görünmesiyle ihaleler, doğrudan teminler bağlanır, eş dost nemalanır. Bunlar nispeten daha vericidir. Özellikle yakın çevresi tarafından daha çok sevilir, arkasından az sövülür.

2-) Gidecek Yeri Kalmayanlar: Siyasette en çok acıdığım grup gidecek yeri kalmayanlardır. Parti bilmemneliği, milletvekilliği, on dönem muhtarlık, falancaya adaylık, filancaya başkanlık derken bir bakmışsın artık aday olacak yer, oturacak koltuk kalmamış. E başkanlık yapayım bari derler, genelde partilerinden cılız bir ses yükselir: “Bundan başka aday yok mu kardeşim?” diye ancak yıllardır zart başkanı, zurt başkanı oldukları için delegeyi de bağlamışlardır. Aday olurlar ve genelde de seçilemezler.

3-) Eski Zurnacılar: Eskilerin bir lafı vardır, “60’ından sonra zurna öğrenen, mezarda çalar” derler. Yıllarını bürokraside dosya kağıdı olarak harcayan tipler, emekli olunca biraz da çevrelerinin gazıyla “Bu kadar zaman devlete hizmetim var, evde oturup kadın programı izleyeceğime, gideyim bir partiden aday olayım da, memleket hizmet görsün” der ve maalesef aday da olurlar. Bunlar memleket sevdalılarından “yeme ve hizmet etme” biçimiyle ayrılır. Memleket sevdalıları, daha profesyonelken, eski zurnacılar amatördür ve genelde rezil olurlar. Her şeyi devletteki gibi sanarlar, ilk takıldıkları iş, içinden geldikleri bürokrasidir.

4-)Yağmur Nereye Tarla Orayacılar: Bunların herhangi bir siyasi ideolojisi, omurgası hatta bunlara sahip bir yakın çalışma arkadaşı da yoktur. Yağmur nereye yağarsa tarlayı oraya taşırlar. Bu tipleri, dizleri, dirsekleri ve yüzü parlayan takım elbiselerinden, kötü saç tıraşlarından ve kişisel bakımsızlıklarının yüzünüze vurmasından tanırsınız.

5-) İkinci Yeniler: bu tipler genellikle siyasi hayatlarını bilmem ne yardımcısı olarak tamamlar. Bu dönemlerin sonuna doğru bir cinnet gelip, “yeterse yeter ya ben de başkan olacın” diyip yola çıkarlar, acemilikleri paçalarından akar. Ne kürsü hitabeti, ne seçmen samimiyeti olmadığı için aday olanlar genelde partinin rekorunu tersten kırar, boylarının ölçüsünü alarak siyaset sahnesinden çekilirler. 

Bu örnekleri çoğaltmak, tanıdığınız isimleri size daha da yakından tanıtmak mümkün. Ancak ve ancak siz evinize, iş yerinize gelecek, sokakta yolunuzu kesecek ve bir daha asla göremeyeceğiniz bir samimiyetle sizden oyunuzu isteyecek bu tiplere karşı dikkatli olun. Oyunuzu kıymetliniz olarak görün ve her isteyene vermeyin.   

   

Manşet Haberler

Çok okunanlar
Reklam
sanalbasin.com üyesidir