Gazze Denince …

Bazen bir sabah, bir şehir tek yürek olur…
Bir sofranın etrafında buluşan insanlar, dünyadaki acıya merhem olmaya niyet eder.
Bolu Önder İmam Hatipliler Derneği (BOLİMDER) tarafından düzenlenen ve gelirlerinin tamamı Gazze’ye bağışlanan kahvaltı, duygu dolu anlara sahne oldu.
Sabahın o sade sofrası, kısa sürede bir rahmet sofrasına dönüştü.
Müzayede başladı…
El emeğiyle hazırlanmış tablolar, zeytinyağları, takılar bir bir açık artırmaya çıktı.
Her biri fedakârlığın ve özverinin açık bir ifadesiydi aslında.
Hepsi aynı cümleyi söylüyordu:
“Biz buradayız, Gazze’yi unutmuyoruz.”
Ve sonra…
Salondaki herkesin yüreğine dokunan o an yaşandı.
Gazze’de zulüm gören insanlar için, bir kadın sessizce parmağındaki evlilik yüzüğünü çıkardı.
“Benim de katkım olsun.” diyerek müzayedeye bıraktı.
Bir yüzüktü belki… ama içinde yıllar, hatıralar, umutlar vardı.
Yüzük 100 bin liraya satıldı.
Fakat yüzüğü satın alan hayırsever, o yüzüğü geri sahibine iade etti.
Salonda gözyaşları, dualar ve alkışlar birbirine karıştı.
O an herkes anladı,
Bir bağışın değeri, verilenle değil; verilirken taşınan niyetle ölçülür.
Müzayede sonunda 2 milyon 500 bin lira toplandı.
Ama o rakamdan daha değerli olan, o an salonda hissedilen ruhtu.
Kimisi maaşından arttırdığıyla, kimisi parmağında ki yüzükle katıldı.
Kimi dua etti, kimi gözyaşıyla eşlik etti…
O masalarda sadece bağış değil; iman, vicdan ve insanlık da paylaşıldı.
Gazzeli tıp öğrencisi Emel’in çizdiği tabloları bağışlaması ise o kahvaltının en zarif detaylarından biriydi.
Tüylerimiz diken diken, gözlerimiz dolu, kalplerimiz ise tarifsiz bir huzur içindeydi.
Çünkü o salonda hepimiz aynı kalple atıyorduk,
Gazze’nin kalbiyle…
Ve o kalbi harekete geçiren isimleri anmadan olmaz.
BOLİMDER Başkanı Hüseyin Altundağ’a, böyle bir organizasyonla gönülleri birleştirdiği, vicdanları harekete geçirdiği için en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Ayrıca müzayedeyi büyük bir başarıyla yönetip insanların duygularına dokunan Recep Hoşcan hocamıza da gönülden teşekkür ediyoruz.
İyi insanlar hep var olsun…
Çünkü insanlık, bu iyi insanların sessiz fedakârlıklarıyla ayakta duruyor.




























