Yazarlar

Zeki Müren de bizi görecek mi?

Muharrem Demirel

Zeki Müren de bizi görecek mi?

    70’li yıllarda tüm yeniliklerle ancak eskidikleri zaman tanışma imkânı bulan Güneydoğudaki bir kasaba halkının hayatı anlatılıyordu VİZONTELE filminde…

    Filmde Altan Erkekli Belediye Başkanı rolünde; adı da Nazmi

    Yılmaz Erdoğan da Deli Emin’i oynuyor.

    Zeki Müren'i sadece radyoda duyduğu şarkılardan bilen, hayatı boyunca hiç televizyon görmemiş, TV’de Zeki Müren'in de kendisini göreceğini zanneden kasaba halkı soruyor;

    ‘Vizontele nedir ki?’

    Belediye başkanı diyor ki;

    ‘Radyonun resimlisi, Zeki Müren’i hem dinleyecek, hem de göreceksiniz.’

    Araya Fikri giriyor yani Cem Yılmaz…

    Ve muzip bir ifade ile soruyor;

    ‘Peki Zeki Müren de bizi görecek mi?’

    ***

    Malumunuz 24 Haziran’da erken seçim var,

    Ama film aynı…

    Seyret, sonra al başa yine seyret.

    Bu dünya hayatında gün yüzü görmeyen, iki yakası bir araya bir türlü gelmeyen vatandaş soruyor.

    ‘Zeki Müren de bizi görecek mi?’

    Görecek de…

    Ama biz ne yapıyoruz?

    Tekrar tekrar Kahır mektubunu dinlememize rağmen Biz ayrılamayız şarkısına mest oluyoruz.

    İçimizden ‘Hani verdiğin sözler’ diyoruz da, sesimizi çıkartmaktan korkuyoruz.

    ***

    Dolar aldı başını gidiyor ya, televizyonlarda, meydanlarda yine ateşli konuşmalar var.

    Diyorlar ki;

    Bu ekonomik çöküntü yabancı güçlerin oyunu, bizi diz çöktürtmek istiyorlar.

    Doğru mu?

    Mübarek ramazan yalan söyleyecek değilim ya; doğruluğu var.

    Bu bizim zayıflığımızdan da kaynaklanmış olsa da yine de inanıyoruz.

    Ama

    Ya milli eğitimdeki çöküntü?

    Ya

    Bereketli toprakları olan tarım ülkesindeki saçmalık,

    Ya da

    Yolsuzluklar, talanlar, dolanlar, yalanlar…

    ‘Peki bunların yabancı güçler ile ne alakası var?’ diye sormayı akıl etmiyoruz.

    ***

    Hoca gevelemeyi bırak, Zeki Müren de bizi görecek mi?

    Görecek!

    De

    Sandığa attığımız oyumuza sahip çıkıp, arkasını takip edersek,

    İtaat, biat, inat, körü körüne sadakat gibi kavramların bizim insanlığımızın, kendi varlığımızın inkârı olacağını bilirsek,

    İnsan olmanın karşılığı ise AKILdır dersek,

    Bu ülkenin aklını kiraya verenlerle değil, kendi aklını kullananlarla ayağa kalkacağını bilirsek,

    Allah’tan korkan, kuldan utanan insanlar olarak kul hakkı yiyenleri, yetim malına göz dikenleri görürsek,

    Kucaklaşmaya ihtiyacımız varken milli ve dini değerler üzerinden ucuz siyaset yaparak bizleri kasıtlı olarak bölenlere, ‘Yahu siz ne yapıyorsunuz?’ dersek,

    Ve en önemlisi

    Oy verdiğim partiye lidere zarar gelmesin diyerek yapılan bu yanlışlıkları görmezden gelmez isek

    O yanlışlıkların ceremesini ülkemizin, çocuklarımızın bizim hepimizin çektiğini düşünürsek,

    Yemin ediyorum Zeki Müren de bizleri görecek.

    ***

    Atma hoca, öyle bir şey olur mu?

    Sen bizi ‘Vizontele nedir ki?’ diye soran saf kasaba halkı mı sandın, Zeki Müren bizi nasıl görecek? demeyin.

    Görürsünüz…

    Ama

    Önce kıllı Recep İvedik’in basit, bayağı, kaba güldürme anlayışından öteye geçmemiz

    Ve

    Zamanın ötesinde olan bu ‘Zeki Müren de biz görecek mi?’ esprisini anlamamız gerek.

    • hayrettinekici28 Mayıs 2018 . 20:29

      sayin arkadaşim degerli tesbitleriniz bizleri aydınlatıyor. selamlarımı sunarım saglıcakla kal

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları