
Mahkemede savunmasını yapan Tanju Özcan, şu ifadeleri kullandı; Ek savunma istemiyorum. Kurban olayı hakkında şunları söylemek istiyorum. Bu konuda tek beyanım var. Marketler olayı dışında sevkim istendi. Gerek savcılıkta gerekse sorgu sırasında hâkimlerin ve sanıkların ne söylediğine ilişkin hiçbir bilgi alamadım. Ben daha konuyu anlayamadan ifadeye alındım. "Acaba ben neden suçlanıyorum?" derken, nitelikli dolandırıcılık suçuyla karşı karşıya kaldığımı o an anladım. Ali Sarıyıldız'ın beyanını da duymadım. O yüzden bu durumun ondan kaynaklandığını düşünüyorum.Ben Bolsev Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkanıyım. Vakıf kurulurken Sedat Bey'e, "Ben olmadan kurdunuz, bu şekilde devam etsin. Ben bu işe ekstra vakit ayıramam." dedim. Sedat Bey ise, "İnsanlar sizin isminizi görsün. En başta neden yer almadınız?" dedi. Ben de kendisine, "İdari konuda sıkıntı yaşardık." cevabını verdim.
“Vakıfla ilgili sorumluluğu Ali Bey'e vermiştim. Her konuda kendisine güveniyordum ve sürekli iletişim hâlindeydik”
Vakıf kurulurken amaçlarımızı konuşurken, "Acaba bir sigorta acente şirketi alalım mı?" diye aylarca tartıştık. Ancak bu işlerden yeterince verim alamayacağımızı düşündük. Kurban bağışı kampanyası benim fikrim değildi. Daha önce Erkan Kılıç, Vali ile kurban bağışı öncesinde görüşmüştü. Arkadaşlar bağış kampanyasına çıkmış, Vali Bey ilanları kaldırmıştı. Gerekçe olarak da belediye dâhil herkesin kendilerinden izin alması gerektiğini söylemişti. Biz de 4-5 yıldır belediye olarak Valilikten izin alıyoruz. Belediye açısından kurban bağışı son derece faydalı bir iştir. Bolu Belediyesi günde 2 bin kişiye sıcak yemek veriyor. Toplantılara da ben çağırıyordum. Tek tek hayır yapabilecek, yardım edebilecek kişileri arıyordum.Kurban bağışı çok teferruatlı bir iştir. Eğer yapılacaksa aylar öncesinden planlanması gerekir. Ali Bey'in kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Kurban bağışı hakkındaki konuşmaları vakıfla ilgili zannetmiş olabilir. Birincisi, vakfın amaçları arasında kurban bağışı toplamak yok. İkincisi, Valilikten ve ilgili kurumlardan izin alınması gerekiyor. Ben bu talimatı veremem çünkü bu süreci biliyorum. Bu kadar kısa sürede böyle bir iş yapılamaz. Vakfın bu bağışı yapmasının bir mantığı yok. Vakıf bu süreçten para kazanamaz, hatta zarar edebilirdi. Ben mantıken böyle bir işe izin vermem. Belediyeye bağış yapanlar arasında Leyla Hanım ikinci ya da üçüncü bağışçıydı. Ben de bağış yaptım. Böyle bir durum olsaydı biz de vakfa bağış yapardık.Dikkat ederseniz önemli etkinlikleri sosyal medyada paylaşırım. Takipçi sayım yüksek ama ben vakfın bir Instagram hesabı olduğunu bile bilmiyordum.Toplam 34 kişiden 845 bin TL toplandı. Buradaki para harcanmadığı için savcılık bunu toplanmış para olarak söylüyor. Aksi takdirde bugün huzurunuzda böyle bir yargılama olmazdı.
“Bütün bu davanın objesi benim. Ben yargılanmasam onlar da yargılanmayacaktı.”
Leyla Hanım sadece öğrencilere burs verileceği kısmında sürece dâhil oldu. Vakıfla ilgili ayrıntılı bir bilgisi yoktu.Aydan Hanım'ın kurban konusundan haberi olsaydı, böyle bir kampanya yürüten vakfa üye olmazdı. Ali Bey dâhil hiçbir arkadaşımızın dolandırıcılık kapsamında hareket ettiğini düşünmüyorum. Hiçbiri ifadesinde "Ben şikâyetçiyim." demiyor.Madem marketler şikâyetçi olmamış, peki bu 34 kişi neden "Şikâyetçiyim." demiyor? Dolandırılan bir insan savcıya bunu söylemez mi? Bağış yapanların çoğu, "Ben hayır için verdim, kurbanın önemi yok." diyor. Bazıları ise, "Keşke kurban demeselerdi, yine hayır için bağış yapardım. Hepsinin bağış nedeni belli."Sedat Güvener bağış yapanlardan biri. Vakfın kurucularından Naim Bey var. Vakıfta görev yapanların eşleri bağış yaptı. Amcamın oğlu, halamın oğlu bağış yaptı. Belediye Meclis Üyemiz Ahmet'i mi dolandıracağız?Dolandırıcılık için çok büyük bir eylem ve planlar zinciri olması gerekir. Kurban kesme niyetimiz vardı. Arkadaşlarımız ilan hazırladı ancak daha sonra süreç ilerlemedi. Eğer bu kampanya devam etseydi, bırakın 34 kişiyi, binlerce bağış olurdu. Burada menfaat sağlanan bir durum yok. Hesaplar incelendi. "Cebinize 5 kuruş para girdi." diyen var mı? Bir kuruş menfaat sağlamadan dolandırıcılık yapanı duydunuz mu? Ben burada bir suç olduğunu düşünmüyorum. Burada şikâyet de yok. Eğer hata yapılmışsa, yanlış değerlendirme yapılmış denilebilir ama bunun adı nitelikli dolandırıcılık değildir.
"Beraatimi istiyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum"
Her şey iyi niyetle başladı. Daha sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü, "İncelemeye vereceğiz. Vakıflara da sormadan bir kuruş harcanmasın." dedi.Ali Bey'in üzerine neden gideyim? Valilikten izin alınacağını unutmuş olabilir. Ali Bey çok çalışıyordu. Ben Ali Bey'in üzerine fazla yük yüklemişim.Ben Ali Bey'e hiçbir zaman "Valilikten izin almamıza gerek yok." şeklinde bir söylemde bulunmadım.Ali Bey bazen benden imza alıyordu. Kendisine güvendiğim için çok tereddüt etmeden imzalıyordum. Vakfın para çıkışında gerekli olan çift imza uygulamasında da aynı şekilde hareket ettim.






























