Tanju Özcan: “İhaleler Konusunda Türkiye’nin En Temiz Belediyesi Bolu Belediyesi

Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu yargılanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, duruşmada yaptığı savunmada Cumhuriyet Parkı ihalesi, Halis Volkan Akıncı ile ilişkisi, vakıf üzerinden yapılan reklam sözleşmeleri ve belediyenin ihale sistemi hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Tanju Özcan: “İhaleler Konusunda Türkiye’nin En Temiz Belediyesi Bolu Belediyesi
A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Özcan, Halis Volkan Akıncı ile tanışıklığının ihale öncesine dayanmadığını belirterek, “Benim en çok hayal ettiğim projelerden biri Cumhuriyet Parkı’ydı. Projelendirme aşaması iki yılı aşkın sürdü. İhale yapıldı ve Halis Volkan Akıncı ihaleyi aldı. Kendisiyle park için çalışmaya başladıktan sonra tanıştım. O parka her gün gidiyordum. Nasip olup tahliye olursam ilk gideceğim yer orası olacak.” dedi.

Akıncı ile yaptığı görüşmeyi de anlatan Özcan, “Eşiyle birlikte geldiğinde kendisine bu projeye çok önem verdiğimi söyledim. İşi süresinde ve layıkıyla tamamlamasını istedim. Davet usulü ihale olursa yine kendisiyle çalışabileceğimizi ifade ettim. Kendisi ödemelerde gecikme yaşandığında sıkıntı yaşadıklarını söyleyince ben de ödeme garantisi verdim. Benim dönemimde hiçbir müteahhit ‘ödememi alamadım’ diyemez. Kimseyi mağdur etmedik.” ifadelerini kullandı.

Reklam sözleşmesinden haberi olmadığını savunan Özcan, “Halis Volkan Akıncı ile ilgili yapılan reklam sözleşmesinden haberim bile yoktu. Kendisinin ifadelerine baktım. Bana reklam sözleşmesi ya da vakıfla ilgili herhangi bir yönlendirmede bulunmadığımı söylüyor. Vakfın işleyişine baktığını ve sözleşmeyi kendi rızasıyla imzaladığını ifade ediyor. ‘Zorlama olsaydı imzalamazdım’ diyor. Ancak savcılık buna inanmıyor.” dedi.

Hak ediş ödemeleriyle reklam sözleşmesi arasında ilişki kurulmasına da tepki gösteren Özcan, “Reklam sözleşmesi öncesindeki hak ediş ödemeleriyle sonrasındaki ödemeler arasında hiçbir fark yoktur. Bazen müteahhitler sigorta veya vergi borçları nedeniyle erken ödeme talebinde bulunabiliyor. Belediyenin imkanı varsa mağdur olmamaları için ödemelerini erkene çekiyoruz. Halis Volkan Akıncı da hak edişlerinin geç ödendiğini söylemiyor. Buna rağmen savcılık, reklam sözleşmesini hak edişleri erken almak için yaptığı yönünde niyet okuyor.” diye konuştu.

Savunmasında emsal bir Yargıtay kararına da değinen Özcan, belediye başkanının müteahhitten para talep ettiği bir dosyada Yargıtay’ın “irtikap suçu oluşmaz” yönünde karar verdiğini hatırlatarak, “Bizim yargılandığımız konulara bakıldığında böyle bir davanın nasıl açıldığını anlamıyorum.” dedi.

Belediyedeki ihale süreçlerinin şeffaf olduğunu savunan Özcan, “İhaleler konusunda Türkiye’nin en temiz belediyesi Bolu Belediyesi’dir. EKAP üzerinden ihale zorunluluğu olmadığı halde 2019’dan bu yana bütün ihalelerini EKAP üzerinden yapan tek belediyeyiz. Kafanızda yolsuzluk yoksa ihaleyi EKAP üzerinden yaparsınız. Biz de öyle yaptık.” ifadelerini kullandı.

Belediye yöneticileri hakkında da konuşan Özcan, “Mali Hizmetler Müdürü Naim Bey 21 yıldır görev yapıyor. Milyonlarca lira geçti elinden ama bir evi ve bir arabası var. Satın Alma Müdürü Süleyman Can da yaklaşık 20 yıldır bu görevi yürütüyor. Milletvekilleri bana gelip ‘Başkan yardımcın garibanın teki, bir evi bir arabası var’ dediler. Ben bu insanlarla mı yolsuzluk yapacağım?” dedi.

MASAK raporlarına da dikkat çeken Özcan, “MASAK raporunu bir kez daha inceleyin. Orada bizimle ilgili şüpheli bir para hareketi yok. Cahit Hoca’nın gayrimenkulleri babadan kalma. Aramızda maddi durumu en iyi olan benim. Biz yolsuzluk ya da hırsızlık yapacak insanlar değiliz.” ifadelerini kullandı.

Diğer belediye dosyalarıyla kendi dosyasını karşılaştıran Özcan, “Diğer yolsuzluk dosyalarında belediye başkanlarının bu işlerden kişisel menfaat sağladığı iddia ediliyor. Bizim dosyamızda ise ne benim ne de arkadaşlarımın cebine para girdiği iddia edilmiyor. Bize yöneltilen suçlama vakfa kaynak aktarmak. O vakıf öğrencilere burs veriyor. MASAK vakfın hesaplarını da inceledi ve vakıf yöneticilerinin cebine tek kuruş girdiğine dair bir tespit bulunmadı.” dedi.

Hakkında 263 yıla kadar hapis cezası talep edildiğini hatırlatan Özcan, iddianameyi eleştirerek şunları söyledi:

“Savcılık benim 263 yıla kadar hapsimi istiyor. Bana göre bu iddianamenin tutarlı hiçbir tarafı yok. Savcılık da bunun farkında olduğu için 1 Ocak 2021 ile 9 Haziran 2026 tarihleri arasındaki belediyenin tüm işlemlerinin yeniden incelenmesini istiyor. ‘Suçluları bul ve bana bildir’ diyor. Bu bana göre bir itiraftır. Mahkemeye getirilen dosya ve mevcut suçlamalarla Tanju Özcan’ın mahkûm edilmesi mümkün değildir. 6,5 yıllık dönemi yeniden inceleyin denmesi bunun göstergesidir. Hem kendimin hem de arkadaşlarımın ayrı ayrı beraatini talep ediyorum.

Reklam

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir