
Kafe soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası ile Köroğlu Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Mustafa Altındal’ın savunmasının ikinci gününde yaptığı açıklamalar dikkat çekti.
Altındal, Bolu Belediyesinde dönemin Belediye Başkanı Tanju Özcan, zabıtadan sorumlu belediye başkan yardımcısı ve dönemin Zabıta Müdürü İsmail Bey’in katıldığı toplantıda pazar yerlerinin sorunlarının görüşüldüğünü anlattı. Toplantı sırasında Mustafa Tuna Maltaş’ın, Muhsin Karadayı’nın kafe ruhsatıyla ilgili sıkıntısını Başkan Tanju Özcan’a iletmelerini istediğini belirten Altındal, Karadayı’nın daha sonra durumu bizzat Özcan’a anlattığını söyledi.
Altındal’ın ifadesine göre Tanju Özcan, “Yapılabilecek bir şey varsa yapalım” dedi. Bunun üzerine Muhsin Karadayı ve yanındaki kişinin Bolsev Vakfı’na bağış yapmak istediklerini dile getirdiğini, ilk etapta 100 bin TL bağıştan söz edildiğini öne sürdü.
Yaklaşık iki-üç ay sonra Muhsin Karadayı’nın kendisini arayarak bağış için parayı hazırladığını söylediğini ifade eden Altındal, o sırada federasyon seçimleri nedeniyle şehir dışında olduğunu belirtti. Karadayı’nın parayı Köroğlu Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi’ne bıraktığını, dönüşünde ise bağış işlemlerini tamamlamak istediğini ancak Karadayı’nın kafenin kendi üzerine kayıtlı olmadığını söylemesi üzerine işlemlerin gerçekleşmediğini savundu.
Altındal, daha sonra kooperatif kasasında bulunan 100 bin TL’yi Mustafa Tuna Maltaş’a teslim ettiğini, paranın da Muhsin Karadayı’ya iade edildiğini belirterek, iadenin paranın teslim alınmasından yaklaşık 3-4 ay sonra yapıldığını söyledi.
Hakkındaki “rüşvete aracılık” suçlamasını reddeden Altındal, “Ben kimseye aracılık etmedim. Tanju Özcan’dan özel bir randevu almadım. Ne para aldım ne de başka bir menfaat sağladım. Bağış yapmak isteyen kendileriydi. Ben tamamen iyi niyetle hareket ettim.” ifadelerini kullandı.
Muhsin Karadayı’nın, Bolsev Vakfı’nın öğrencilere burs vermesi nedeniyle bağış yapmak istediğini söylediğini öne süren Altındal, “Muhsin Karadayı’ya ‘Bu kadar para yatırırsan ruhsatı alırsın’ şeklinde herhangi bir söylemim ya da eylemim olmadı.” dedi.
Soruşturma başladıktan sonra Karadayı’nın yeniden makamına geldiğini belirten Altındal, haberi olmadan ses kaydı alındığını ifade ederek, “Ses kayıtlarında da açıkça görüleceği gibi para verilmesi yönünde herhangi bir yönlendirmem olmadı.” savunmasını yaptı.
Altındal ayrıca, Muhsin Karadayı’nın Tanju Özcan ile yapılan görüşmenin ardından belediye binası çıkışında kendisine toplam 500 bin TL bağış yapmayı düşündüğünü ve bunu taksitler halinde ödemek istediğini söylediğini ileri sürdü.
Karadayı’nın ruhsat talebinin haklı olup olmadığını bilmediğini söyleyen Altındal, “Herhangi bir rüşvet teklifini başkana iletmedim. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. 81 gündür cezaevindeyim. Hiçbir suçum yokken hayatım mahvoldu. Yaşlı annem ve engelli kardeşim de bu süreçten mağdur oldu.” sözleriyle savunmasını tamamladı.






























