Konaktan bir atölye dokumalardan bir dünya

Mudurnu’nun Arnavut kaldırımlı sokakları ve tarihi binaları arasında topuklu ayakkabıyla yürümeniz zordur ama aynı sokaklarda kadınların hayat verdiği dükkânları fark etmemeniz olanaksızdır. Yüz yıla selam duran Tarihi Mudurnu Arastası’na tohum gibi serpiştirilmiş irili ufaklı kadın emeği ürünleri satan dükkânlar önce gözünüzü okşar, sonra renklilikleriyle ruhunuzu.

Konaktan bir atölye dokumalardan bir dünya
A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

HABER: Nilüfer ERTEM 

İşin- gücün, gamın- kasavetin çok yorduğu zamanlarda hep yaptığımız gibi, soluğu yine Mudurnu’da aldığımız bir gündü. Ağaç altında bir kahve içmek, sokaklarda tanıdık yüzlerin sıcağına rast gelmek, sokakların bilirkişileri kedilerle yarenlik etmek, bulduğumuz her farklı dokunun fotoğrafını çekmek gibi şehirli alışkanlıkları işte… Mudurnu’nun tarihi arastasında, yerel el sanatlarını tanıtıp üretmek için 2014 yılında açılan Atölye Nun’u da böyle keşfettik. 

Dışarıdan baktığınızda, iki katlı bir konağın tanık olduğu hayatları merak duygusu sizi sarıyor. İçeri adım attığınızdaysa, atölye sahibi Nurdan Topaloğlu’nun güldüğünde yanaklarında kırmızı güller açan yüzü, içten ev sahipliği ve dükkânındaki birbirinden güzel, özgün el emeği ürünü.

30 ve 26 yaşlarını süren iki kız evlat yetiştirmiş Nurdan Hanım. Doğma-büyüme Mudurnulu. Mudurnu sevgisi içinde bir başka. Mudurnu’dan çıkmayı hiç düşünmemiş, başka hayatları hiç özlememiş. Mudurnulu kadınların tavuk işletmelerinde çalıştığı zamanlarda çocuklarını büyütürken, aynı evde yaşadığı kayınvalidesine bakarken çalışma hayatına atılma olanağı bulamamış. Çocukları biraz büyüdüğünde, Mudurnu Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslar Nurdan Hanım’a can simidi olmuş. Nakış, dikiş, boyama derken gitmedik kurs bırakmamış, kurslarda öğrendiklerini Mudurnu’nun dokumaları, iğne oyaları, sandıktaki kanaviçeleriyle harmanlayıp geleneksel el sanatlarını günümüzün ışığına taşımış.

Nurdan Hanım içinde yıllardır saklı hevesi o denli tutamamış ki ürettikleri evine sığmamış. Dolaplar dolmuş, çekmeceler kapanmaz hale gelmiş. Durmadan ürettikçe ama ürettiklerini paylaşamayınca üzülmüş, çareler aramış. Derken, Abant’ta bir küçük stand açıp satış yapma fırsatı bulmuş. Ve… On yılda üretip dolaplara sığdıramadıkları, iki ayda satılıvermiş. Bundan sonra yolundan dönmemiş artık Nurdan Hanım, mimar kuzeni Nihan Hanım’ın yüreklendirip el vermesi ve KOSGEB desteğiyle Demirciler Caddesi’nde lokanta olarak kullanılan konağı kiralayıp dükkâna çevirmiş. İki amcakızının isimleri de birleşince, tabelaya yazılıvermiş: “Atölye Nun.”

Ailesi gibi gördüğü müşterileriyle, müşterilerinin fikirleriyle yön bularak, hazır ürün satmadan, Mudurnu dokusunu yansıtan ürünleri elinde tek tek yaparak dükkânının vitrinine koyuyor Nurdan Topaloğlu. İğne oyalarından fularlar, takılar, örtüler, eşarplar, boyama kutular, sandıklar. Yalnızca turizme yönelik değil, Mudurnu’nun tarihini yaşatmayı birincil amaç sayan el işleri.

Zamana yenik düştüğümüz bu çağda, zamanı yavaş akıtan Mudurnu’ya yolu düşenler ve göz nurunun kıymetini bilenler için Atölye Nun’un ahşap kapısından içeri girmek, Mudurnu dokumaları arasında özgün anlar vadediyor.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir