
Haber: Tuğçe AKYÜZ- İrem Nur ÖZTÜRK
Mahkemede ifadeleri devam eden mağdurlardan bir diğer iş insanı Halis Volkan Akıncı, "İnstagram'dan haberim oldu. Belediyeye normal bağışımı yaptım, vakfa da kurban bağışı için yaptım. Şaşırdım. Bu vakıflar kendi kontrol mekanizmaları olan kurumlar ama dolandırılmış, kandırılmış hissetmedim. Zararım iade edilmedi fakat şöyle bir şey oldu. Kapımın önüne postaneden bir yazı gördüm, 'Postaneye geliniz.' gibisinden. O olduğunu düşünüyorum. Şu an şikayetim yok, davaya katılmak istemiyorum.
Benim bununla ilgili bir şikayetim yok. Hakediş konumuz şöyle: 9. aylarda Bolsev'in yönetim odasında ve Naim Müdür'ün odasında görüştük. İlk Naim Müdür'ün odasında görüştük. Naim Müdür'ün yanına tek gitme amacım ödeme yapıldı mı diye gitmekti. Klasik para isteme günüdür. O gün beni kimse 'Halil gel.' diye çağırmadı. Ben para istemeye gittim. Bolu Belediyesi'ne has bir durum değil. Tam hatırlayamıyorum ama üçümüz aynı ortamda bulunduk. Bolsev'in yaptığı bağışlardan konuştuk. Ali Bey gündeme getirdi diye hatırlıyorum ya da sunumu yapan, anlatan Ali Bey'di. Vakıftan sorumlu olan Ali Bey diye hatırlıyorum. Ben Bolu'nun en büyük müteahhitlerinden biriyim. Naim Müdür yardım yapılabileceğini gündeme getirdi. Ali Bey ve Naim Bey, 'Böyle bir yardım gerçekleştirebilir misin?' diye sordu. Ben de kabul ettim. Bunun öncesinde ödemelerle ilgili bir görüşme olmadı. Naim'in odasında bulunduğumuz gün kendi hakedişimle gittim. Kimse bana 'Bunu yapmazsan, bu bağışı yapmazsan böyle olur, şöyle olur.' tarzı tehditte bulunmadılar. Bulunsalardı şikayette bulunurdum. 'Gecikmeli alırsın.' tarzı bir şey söylenmedi. 'Yardım yaparsan öncelikli olurdun.' diyen de olmadı. Benim bunu kabul etme nedenim çok büyük bir şey değil benim için. Benim için bağış yapmak sürekli yaptığım bir durum. Bu bana söylendiğinde benim düşüncem şuydu: 10 milyon gibi bir konu oldu.
"2,5 Milyon Bağışladım, 7,5 Milyonu da BOLSEV AŞ'ye Reklam Ücreti Olarak Verdim"
İfadesine devam eden Halis Volkan Akıncı, "2,5 milyon bağışladım, 7,5 milyonu da BOLSEV AŞ'ye reklam ücreti olarak verdim. Ben Naim Bey'e aylık 500 bin TL olarak kesilmesini söyledim, daha rahat ödeyeyim diye. Bağış olarak 2,5 milyon bağışladım. Bana 'Hakedişlerini öne çekip öderiz.' diyen kimse bulunmadı ama o an ben öyle düşündüm. Ama bu müteahhitliğin kuralıdır. Ödemelerimi gecikmeli olarak almadım. Sözleşmemde sürem geniş. Geciken bir ödeme yok. Ali Bey'le sesli mesajlaşmalarda Naim Müdür'e ulaşamamışız. O esnada Ali Bey'e yazmışım, 'Ulaşamıyorum, yardımcı olur musunuz?' diye ödeme konusunda. Tanju Başkan'la hiçbir zaman hakediş konusunda konuşmam olmadı. Bir kere muhabbet esnasında Bolu Belediyesi'nin bu ödemeler konusunda daha iyi olduğu konusunda serzenişte bulunmuştum sadece. Reklam sözleşmesini imzalarken de bir zorlama oluşmadı. Bana burada zorlamada bulunsalardı haklarımı kullanmaktan geri kalmazdım. Reklamlar benim sektörümden dolayı mart, nisan aylarında yayınlanacaktı. Bu süreçlerden dolayı olmadı. Bu süreçten dolayı kafamdaki düşündüğüm reklam süreci oluşmadı. Bolsev ve reklam kuruluşuyla ilgili Tanju Özcan'la aramda hiç konuşma geçmedi." ifadelerini kullandı.






























