Bolu'da 78 Can İçin Adalet Açıklaması

Bolu’da Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve 34’ü çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği büyük yangın faciasının üzerinden bir yılı aşkın süre geçti. Ancak geride kalanların acısı ilk günkü kadar taze. Yangın felaketinde yakınlarını kaybedenler, davanın kamu görevlilerine ilişkin süreçlerinde etkin ve gecikmesiz yargılama talebinde bulunmak için Başka Canımız Yok Platformu adına Yüksel Gültekin Bolu Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı.

A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Haber: Sıla ŞAHİN- Ayşe Nur TOPUK

Grand Kartal Otel faciasının ardından 31 Ekim 2025 tarihinde görülen duruşmada verilen kararla 11 sanık, 34'er kez müebbet ve bin yılı aşkın hapis cezası aldı. Yakınlarını kaybeden aileler, savcılığın bizzat hazırladığı ve kendilerine göre emsal teşkil edebilecek ayrıntılı kusur raporunda birinci derece kusurlu olarak gösterilen Turizm Bakanlığı personeli ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli hakkında bugüne kadar hukuki bir işlem yapılmadığını belirtti.

ADALET ARAYIŞLARI SÜRÜYOR

Yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden Yüksel Gültekin  Başka Canımız Yok Platformu adına , facianın ardından 17 ay geçmesine rağmen hâlâ görevde olan Turizm Bakanı ve bakanlık personelinin duyarsızlığına dikkat çekerek, “Bizim gibi hukuk ve vicdan devletinde Turizm Bakanı'nın hâlâ görevde olmasını, böylesi olaylar karşısında hassas olan Cumhurbaşkanımızın kabinesinde hâlâ görevde bulunmasını biz akılla, hukukla ve izanla izah edemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“3 Kuruş Menfaat İçin Susanlarla Mutlaka Hesaplaşacağız”

Yıllarca hizmet ettiğini dile getirdiği AK Parti’den tek bir açıklama yapılmadığını ifade eden Gültekin, “Ben bu AK Parti davasına 25 yıl hizmet ettim. Turizm Bakanı'nın ve personelinin ceza almaması ve ne acıdır ki bir tane bile vicdanlı AK Partili'nin çıkıp bu hususta beyanda bile bulunmaması, kapalı kapılar ardında gelip acımızı paylaşan ama koltukları, makamları gitmesin diye kamuoyu önünde açıklama yapamayan AK Partilileri ben Allah’a havale ediyorum. Sık sık gündeme getirdikleri ahirete havale ediyorum. 3 kuruş menfaat için susanlarla mutlaka hesaplaşacağız.” dedi.

“Turizm Bakanı Yargılama Müsaadesi Vermedi”

Turizm Bakanlığının birinci derece kusurlu olduğunu fakat hiçbir personelin yargılanmadığını vurgulayan Gültekin, “Arkadaşlar, ben 40 yıllık bir avukat ve hukukçu olarak toplumdaki gelişmeler karşısında hâlâ burada Turizm Bakanlığı personeli ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemiyorum. Şimdi ben buradan Adalet Bakanı’na seslenmek istiyorum. Kendisine öncelikle vatandaş olarak teşekkür ediyorum. Kurduğu komisyonla 10 yıl önce işlenen cinayetleri, 15 yıl önce işlenen adam öldürmeleri, 20 yıl önce işlenen cinayetleri aydınlatarak kamuoyunun yüreğine su serpiyor. Ayrıca kendi ifadesiyle, suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak diyor. Buna da çok teşekkür ediyorum, güven duyuyorum.

Sayın Adalet Bakanım, şimdi sizden rica ediyorum. Bakın, şu karşıda hitap ettiğim Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Turizm Bakanlığı'nın birinci derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi. Buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırdı. ‘Yargılanmalılar, hesap vermeliler’ dedi.

Sözlerinin devamında Adalet Bakanı’na seslenen Gültekin, “Sizden 78 tane canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün değilse yarın talimat verin de şu dosya için iddianame düzenlensin Sayın Bakanım. Sizin talimatınız olmayınca anlaşılmıştır ki bu iddianame düzenlenmeyecek. Bakın, biz devletine ve milletine bağlı, ülkesine sadık, adaletin tesis edilmesi için 17 aydır kan kusup kızılcık şerbeti içen bir topluluğuz. Ama olaylar karşısında, bu duyarsızlık karşısında bizim sabrımız taştı.” ifadelerini kullandı.

“Vicdan Sahipleri, Sizin Evlatlarınız Yok Mu?”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personelinin de ceza alması gerektiğini dile getiren Yüksel Gültekin, “Sayın savcılığın kapısına gidiyorum. Yani ne bekliyorsunuz? Diğerlerine beklenmedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gidiyoruz. İş olsun diye bir tane emekli müfettişe suçu yüklemişler. Onunla ilgili usule itirazlar, bir itirazlar; mesele gecikiyor, rayından çıkıyor. Şimdi ben buradan şunu seslenmek istiyorum. Kamuoyuna seslenmek istiyorum. Ya Allah aşkına, iş müfettişleri Gazelle Otel’e gelip yiyip içip para vermeden, Gazelle Otel’in müdürünün arabasıyla Kartalkaya’ya gidip yine orada yiyip içip eksiklik diye halıyı değiştir, tuvalete parfüm sık diyerek adeta dalga geçer gibi eksiklikleri bulan ve mahkemede artık para vermedikleri, denetim yapacakları firma tarafından ağırlandıkları belli olan bu vatandaşları olsun Allah rızası için bir gün getirin şuraya ya. Yüreğimiz soğusun. Bir gün de getirmediniz ya. Yüreğimiz soğusun. Bu nasıl adalet? Bu nasıl adalet? Evinden almadığınız, köyünden almadığınız, şirketinden almadığınız adam kalmadı.

Bu nasıl adalet ya? Bas bas bağırıyoruz. Vicdan sahipleri, sizin evlatlarınız yok mu? Sizin anne babalarınız yok mu? Siz nasıl rahat uyuyorsunuz ya? Biz 17 ay 2 gündür uyumuyoruz. Ama onun şunu bilmesini istiyorum. Nefesimiz yettiği müddetçe biz, baştan da söyledim, bu olayın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün sabah akşam ziyaret ederek söz veriyorum. Her gün söz veriyorum, sözümü yerine getireceğim. Bu olayda zerre kadar ihmali olanlar yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz.” dedi.

78 Can İçin Açık Çağrı

Faciada kardeşini ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına 78 can için açık çağrıda bulundu. Ana dosyada yargılama yapılıp karar verilmesine rağmen bilirkişi raporlarında otel sahipleri, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi ile aynı derecede sorumlu gösterilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkında hâlâ gerekli adımların atılmadığını belirten Sarıtaş, “Turizm Bakanlığı yetkilileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen iddianame hazırlanmadı. Bu kişilerden bazıları, otel sahibine ait başka bir otelde ücretsiz konaklayıp Grand Kartal Otel’i denetlemiş gibi rapor düzenleyen kişilerdi. Ancak gerçek şuydu; otel fiilen denetlenmemişti.

Denetim yapılmış gibi gösterilmiş, rapor ise yangından bir gün sonra sunulmuştu. Buna rağmen bugün hâlâ görevlerinin başındalar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkında ise aradan geçen bunca zamana rağmen soruşturma izni dahi alınamadı. Oysa aynı bilirkişi raporları ve mahkeme sürecinde toplanan deliller, ağır ceza mahkemesinde yargılanan ve haklarında üst sınırlardan karar verilen sanıklarla birlikte bu kamu görevlilerinin ve bağlı oldukları kurumların da faciadaki sorumluluğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Sarıtaş, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı açık çağrıda 78 can için üç soru yöneltti:

Bilirkişi raporlarında İl Özel İdaresi ve belediye görevlileriyle aynı derecede sorumlu gösterilen Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hâlâ iddianame hazırlanmadı?

Otel fiilen denetlenmemiş olmasına rağmen denetlenmiş gibi rapor düzenleyen, bu raporu da yangından bir gün sonra sunan kişiler neden hâlâ görevlerinin başındadır? Bu kişilerin yöneticileri ve bu denetim zincirindeki üst sorumlular hakkında neden hâlâ işlem yapılmamaktadır?

İl Özel İdaresi ve belediye görevlileri ağır ceza mahkemesinde yargılanırken, aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir?

Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir.

İl Özel İdaresi ve belediye görevlileri için işletilen hukuk, bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır. Önceki dosya ile paralel şekilde ağır ceza mahkemesi önünde yargılanmaları sağlanmalıdır. Haklarında tutuklama tedbirleri derhal değerlendirilmelidir. 78 canın hesabı eksik sorulamaz. Biz sevdiklerimizi toprağa verdik. Birinci derece sorumlu gösterilen kamu görevlileri ise hâlâ görevlerinin başında. Artık sabrımız kalmadı. İçimizdeki yangın her geçen gün büyüyor. Kimse artık bizden sabır beklemesin. Acilen yargı önüne çıkarılmalarını ve tutuklanmalarını talep ediyoruz. Canlarımız için adalet istiyoruz.” dedi.

Reklam

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir