
Akademi’nin düzenlediği, 1-4 Mayıs arası sürecek olan oyunculuk ve sinema eğitim kampına İstanbul ve Ankara’dan birçok kişi katıldı. Türkiye’nin başarılı oyuncularından Nur Sürer, Tamer Levent, Merve Dizdar, Ecem Özkaya, Can Ulkay ve Erkan Bektaş’ın eğitimci olarak katıldığı kampta kamera önü oyunculuk, yaratıcı doğaçlama ve film yapım süreci gibi birçok alanda eğitimler verildi. Eğitimlerin ardından açıklamalarda bulunan Ayla filminin yönetmeni Can Ulkay Bolu ve kamp ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
"Buradan hikaye çıkabilecek çok fazla yer var"
Bolu'nun doğası ile birlikte çok fazla hikaye çıkabilecek bir il olduğunu vurgulayan Can Ulkay "Bolu’nun şöyle bir avantajı var bi kere İstanbul’a çok yakın, çok rahat geliyosunuz ve konaklamayla ilgili bir problem yok. Buradan hikaye çıkabilecek çok fazla yer var. Ama her şeyden önce doğası var. Doğaya ait ve buralara ait çok özel hikayeler çıkabilir. Biliyorsunuz ben daha çok biyografi ve gerçek hikayeler yapıyorum. Mekanlara uyarlayabiliriz. Çok isterim aslında buralarda çalışmak çünkü sadece kış olarak görmemek lazım, dört mevsim birbirinden farklı ve görsel olarak çok güçlü. Bir hikaye bulalım gelelim diyorum" dedi.
"Yönetmen olmanın altın kuralı şu: bilgi ve çalışmak"
Yönetmen olmanın altın kuralını da söyleyen Ulkay "Yeni nesil eski nesil aslında çok fark etmiyor. Yönetmen olmanın altın kuralı şu: bilgi ve çalışmak. Çünkü biz evet sinema bilgisi alıyoruz ama entelektüel bilgi yani insan, dünya, hayat hakkında bilgi sahibi olmak, kitap okumak, film seyretmek ve doğayı gözlemlemek en büyük şeyler. Bunlarla besleniyoruz biz.Ben yeni yönetmen arkadaşlara şöyle diyorum: bize göre çok avantajlılar, dünyada her türlü bilgiye ulaşma şansları çok artmış durumda. Dolayısıyla sabır, çalışma, azim duygularını biraz daha ortaya çıkarmaları lazım. Ama bize göre çok daha bilgi dolular. Üretsinler, üretmek her şeyin başı. Nolursa olsun bişeyler üretsinler bir yerden yakalarlar" ifadelerini kullandı.
"Orada bir insanlık hikayesi vardı"
Yönetmeni olduğu Ayla filmi ile ilgili de bilgiler veren Ulkay sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Biliyosunuz Ayla filmi aslında daha geçenlerde İspanya televizyonunda tekrar yayımlandı. 10 sene olacak artık, 5 kıtayı dolaştı, hala yayınlanıyor ve seyrediliyor. Bunun sebebi aslında bir savaş filmi değil, bu bir insan hikayesi. Bir baba ile bir kızın hikayesi. İnsan hikayesi dünyanın her yerinde çalışıyor.Biz başlarken de beni etkileyen en büyük şey buydu, biz bir savaş filmi anlatmadık, savaş bizim fonumuzdu, dekorumuzdu ama orada bir insanlık hikayesi vardı. Evrensel bir hikaye Ayla, dolayısıyla beni en çok etkileyen ve duygulandıran yeri buydu. Bu konuda da iyi bir şey yaptığımızı düşünüyoruz, bütün dünyada hala seyredildiğine göre bir değeri var."






























