TANJU ÖZCAN: "kendimi sütten çıkmış ak kaşık gibi hissediyorum"

Bolu Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, duruşmada yaptığı savunmada, “Ben Ali Sarıyıldız’ın masum olduğunu biliyordum ama bu kadar olduğunu bilmiyordum. Ben kendimi sütten çıkmış ak kaşık gibi hissediyorum.” dedi.

TANJU ÖZCAN:
A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Haber: Tuğçe AKYÜZ

Mahkemede savunmasını yapan Özcan, şu ifadeleri kullandı:

“Efendim, ben ve diğer sanıklar hiçbir zaman Ali Sarıyıldız ile ilgili ‘dürüst bir adam değildir, yanlış işler yapmıştır’ demedik. Ali hiç suç işlememiştir. Şu ana kadar kendimize ve yakınlarımıza menfaat sağlarız diye konuşmuşluğumuz yoktur. Kaç yıldır birlikte çalışıyoruz. Biz Ali’ye kırgınız. Cezaevinde tutuklandıktan sonra savcılığa bir kez ifade vermiş gözüküyor. Ama tutuklandıktan sonra mahkemeye kaç defa ifade vermiş? Farklı bir ifade de bulunuyor. Tabii ki kimse tutuklu kalmak istemez.

Ben size, Süleyman ile beni ayrı inceleyin, Ali’yi ayrı inceleyin demiştim, engelli kızından ötürü. Ama şöyle bir incelensin; temin ve telkinleri çok belli. Naim Ayhan, Ali Bey’e diyor ki, ‘Hak edişleri zamanında almak istiyorsan zamanında reklam sözleşmelerini imzala.’ Ali Bey ise, ‘Ben bunu Volkan Akıncı’dan duydum.’ diyor. Bu beyan ifadelerinin doğru olmadığı açıkça belli.

Avukatım Tuncay Bey dün geldi. Dedi ki, ‘Tanju, 5 gündür duruşma devam ediyor Sen ne hissediyorsun?’ dedi.  masum olduğumu biliyordum ama bu kadar olduğumu bilmiyordum. Ben kendimi sütten çıkmış ak kaşık gibi hissediyorum.

Tanju Özcan suçtan kurtulmak için yalan söyledi denilecek tek bir beyan geçmedi. Hatta tanıklar tarafından doğrulandığını gördüm.

Burada çok samimi bir savunma yaptık. Dün mütalaadan önce oğlum ve eşimle görüştüm. ‘Mahkeme için bu kadar mı? Bu muymuş?’ dediler. Ailem şöyle düşünüyor: ‘Tutuklandı ama acaba bize anlatmadığı bir olay mı var?’ Çünkü tutukluluğumla ilgili hiçbir suç görmediler. ‘Konu bu muydu? Ortada şikâyetçi bile yok.’ dediler.

Bu mahkemede zayıf delillerin tamamına yakını çürütüldü. Savcının dünkü mütalaası genel yargılamanın işleyişine uygun düşmedi. En azından mütalaa için bir ara talep edebilirdi. En azından diyebilirdi ki, ‘Sanıklar için ayrı ayrı bir değerlendirme yapalım.’ Savcının hangi olaydan dolayı tutuklama istediği belli değil. Dosyada kuvvetli suç yok ki. Sayın savcımızın şu ana kadar gösterdiği ara mütalaa uygun düşmedi, bende hayal kırıklığı yaptı.

Efendim, 45 mağdur var, 44’ü dinlendi. Dinlenmeyen tek bir kişi var, Nazmi Güzel. Ben ondan ötürü tutuklu değilim. Marketlerden ve kurbandan tutukluyum ben.

Soruyorum hepinize, ileride sıkıntı olmasın diye. Mağdurları tekrar dinlemesine de gerek yok. Sanıklar da dinlendi. Savcının ara mütalaa vermesi bende hayal kırıklığı yarattı. Banka hesap hareketliliği dedi savcı. 6 tutuklu vardı, hangi sanığın hangi banka hareketi? Bir de hareketlerin MASAK raporu var. İddianameyi hazırlayan savcımızın gözünden kaçırıyor. MASAK raporunda bahsetmiyor. 178 sayfa. Bir tek şüpheli banka hareketi yok.

Soruşturmayı yürüten savcımıza ayıp olmasın derken bize de, ailemize de ayıp olmasın. Adalete inancımız var.

Efendim, ceza yargılamasında market ve kurban olayına değineceğim. Mahkememizin amacı maddi gerçeğe ulaşmak. Sizin bir amacınız da mağdurların hakkını bulmak. Bu davanın diğer davalardan bir farkı var. ‘Ben zarar gördüm’ diyen yok. 34 kurban mağduru, ‘Ben dolandırıldığımı hissetmedim.’ diyor. Sayın hâkim, ‘Sen bile farkında değilsin, sen dolandırılmışsın.’ diyeceğinize inanmıyorum.

Zincir marketleri biz diz mi çöktürdük? Doğal akışta bu mümkün mü? Bolu Belediyesinin o koca marketleri icbar etmesi mümkün değil. Zabıtayla engel mi olduk? Bolu Belediyesinin o büyük marketleri icbar edebilmesi daha zor. Böyle bir ekonomik durumu olan büyük marketlere nasıl icbar uygulayalım? Nasıl olabilir bu?

Efendim, marketlere siz de sordunuz, biz de sorduk. ‘Belediyede haklı bir işiniz olacak, belediyeye bir talebiniz oldu mu?’ diye sordunuz. Hiçbir şey yok.

Bir tane şikâyetçi yok. İddianamede tek kuruş cebine indirmiş denilen bir durum yok. Bu durumda nasıl irtikaptan defalarca ceza istenir?

Şu ana kadar mahkemeye bir tek yalan bile söylemedim. Suç varsa ona göre ceza tertip etsinler. İrtikaptan dolayı cezamız yok.

Ben ve arkadaşlarımın tahliye kararı verilmesini talep ediyorum. Böyle olacağı konusunda içimde umut var. Ben iki konudan tutukluyum, ikisinin ayrı incelenmesini talep ediyorum.”

Reklam

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir