
Akgül önergesinde, icra takip, haciz, muhafaza ve dosya işlemleri gibi adalet hizmetlerinin kritik görevlerini yürüten icra kâtiplerinin, mevcut düzenlemelerde “icra memuru” veya eşdeğer meslek grupları arasında değerlendirilmediğini vurguladı. Bu nedenle personelin ek haklar, kariyer fırsatları ve toplu sözleşme kazanımlarından yeterince yararlanamadığını dile getirdi.
Soru önergesinde, icra kâtiplerinin;
• Unvanlarının resmî olarak “icra kâtibi” yerine “icra memuru” şeklinde tanımlanması,
• Toplu iş sözleşmesindeki haklardan eşit şekilde faydalanabilmesi,
• Diğer kurumlarda benzer görevlerde çalışan personel ile ücret ve statü farklarının giderilmesi,
• Göreve yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında diğer meslek gruplarıyla eşit şartlara sahip olması,
• SGK, vergi daireleri ve farklı kurumlarda yürüttükleri icra işlemlerinde statülerinin ayrı değil eşit şekilde değerlendirilmesi
gibi konularda Adalet Bakanlığı’nın çalışma yapıp yapmadığını sordu.
Akgül, icra kâtiplerinin icra müdürlüklerindeki iş yükü ve sorumluluğuna dikkat çekerek, “Bu personelin hem unvan karmaşası hem de özlük haklarında yaşanan belirsizlikler uzun süredir devam etmektedir” ifadelerine yer verdi.






























