
Belediye Başkan Yardımcıları Rasim Özdemir ve Gülden Özaydın’ın belediye içinde ekip oluşturduğu, idari gücü kullanarak belirli isimler üzerinde tasarruflarda bulunduğu yönündeki iddialar uzun süredir konuşuluyor. Parti içi dengelerde yaşanan kayıpların ardından belediye yönetimi üzerinden yeni bir güç alanı oluşturulmaya çalışıldığı öne sürülüyor. Özellikle geçmiş dönemde yaşanan bazı gelişmeler yeniden gündeme taşınmış durumda. Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın adaylığı sürecinde, dönemin Temizlik İşleri Müdürü olan Gülden Özaydın’ın personele yönelik “karşılanmayacak, el sıkılmayacak” talimatı verdiği iddiası parti kulislerinde yüksek sesle dile getiriliyor. Bu iddialar, bugün yaşanan gerilimlerle birlikte yeniden tartışılmaya başlandı.
Yaşanan sürecin yalnızca idari değil, aynı zamanda siyasi bir cepheleşmeye dönüştüğü görülüyor. Cumhuriyet Halk Partisi Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz ile açık bir gerilim yaşandığı iddiaları kamuoyuna yansırken, İl Başkanı’na yakın isimlerden Destek Hizmetleri Müdürü Selami Cebeci’nin görevden alınması bu sürecin en somut adımı olarak değerlendiriliyor. Görevden alma sürecinin de İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyelerinin hiçbir talebinin karşılanmaması talimatına Cebeci’nin karşı çıkması üzerine olduğu belirtildi. Ayrıca Özdemir ve Özaydın'ın sendika seçimlerinde de İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz'ün desteklediği adaya karşı açık açık seçim çalışması yaptıkları da gelen bilgiler arasında. Ancak tüm bu gelişmelerin gölgesinde en çok tartışılan konu ise seçim sürecinde kendisine en büyük desteği verenlerden biri olan İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz'e cephe alan belediye başkan yardımcılarına yönelik Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tutumu. Belediye içinde yaşanan bu gerilimlere ve iddialara karşı Tanju Özcan’ın sessiz kalması, hatta bazı çevrelere göre sürece göz yumması ciddi eleştirilere neden oluyor. Belediye başkanının, yardımcıları üzerinden yürütüldüğü iddia edilen ekipçilik ve tasfiye sürecine müdahale etmemesi, kurumsal otoritenin zayıfladığı yönündeki yorumları güçlendiriyor.
Belediyenin kamu hizmeti üretmek yerine iç çekişmelerle anılması, Bolu’da vatandaşların beklentileriyle örtüşmüyor. Şeffaflık, liyakat ve kurumsal disiplin ilkelerinin korunması gerekirken, güç mücadelelerinin gündemde olması hem belediye yönetimi hem de parti teşkilatı açısından sorgulanması gereken bir tablo ortaya koyuyor.






























