
“BAİBÜ’yü Türkiye’nin En Huzurlu ve En Çok Tercih Edilen Kampüslerinden Biri Yapacağız”
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Faruk Yiğit, Bolu Gazeteciler Cemiyeti Bayram Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Göreve başlamasının ardından kısa sürede üniversitede yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Yiğit, üniversitenin sadece diploma veren bir kurum değil; yaşamın, öğrenmenin ve üretimin merkezi olması gerektiğini söyledi.
Bolu halkının gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade eden Yiğit, “Ekstra bir şey yapmıyorum, görevimi yapıyorum. Bunu yaparken de işimize ve kendimize olan saygımızın gereğini yerine getiriyoruz. Ben yaptığım her şeyi önce ülkemiz, sonra Bolu ve burada yaşayan 32 bin öğrencimiz için yapıyorum” dedi.
“Vefasızlık Yapma Lüksümüz Yok”
İzzet Baysal Vakfı ile üniversite arasındaki bağa dikkat çeken Faruk Yiğit, vakfın Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi için taşıdığı önemin altını çizdi. Üniversitenin kuruluş temelinde vakfın bulunduğunu vurgulayan Yiğit, bu nedenle vakfı “olması gereken yerde” konumlandırdıklarını ifade etti.
Toplumsal dayanışma ve vefa duygusunun önemine değinen Yiğit, “Biz ‘Vefa imandandır’ diye biliyoruz, inanıyoruz. Vefasızlık yapma lüksümüz yok. Sadece Ahmet Amca’ya, merhum İzzet Baysal’a veya vakfa değil; bizim hiç kimseye vefasızlık yapma lüksümüz yok” dedi.
“Huzur İçin Bütçeye Değil, İradeye İhtiyaç Var”
Görev süresi boyunca Bolu halkını ve kentin potansiyelini yakından tanıma fırsatı bulduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Yiğit, üniversitelerin bulundukları şehre karşı sosyal sorumlulukları olduğunu hatırlattı. Eğitim, öğretim ve araştırma planlamalarındaki gelişmelerin zaman alacağını ifade eden Rektör Yiğit, kampüsteki huzur ve mutluluğu sağlamanın ise bir irade işi olduğunu vurguladı:
“Bunun bütçeye ihtiyacı yok, insan kaynağına ihtiyacı yok. Bu sadece bir irade işi. Dolayısıyla biz de ilk evvel oradan başladık. Biz bütün arkadaşlarımızı, gençlerimizi ve burada yaşayan herkesi kucaklamak istiyoruz.”
Rektör Yiğit, “Birlikte Öğrenme Akademisi” kapsamında üniversitede eğitim gören 60 yaş üzeri öğrencilerin kampüs aidiyetini örnek göstererek, aynı öğrenme heyecanını örgün öğretimdeki gençlerde de kalıcı hâle getirmek istediklerini belirtti. İzzet Baysal Vakfı ve kentin dinamikleriyle tam bir uyum içinde çalışacaklarının altını çizen Yiğit, “Vefa imandandır. Birbirimizi kırmak yerine, devletimizin çizdiği çizgide el ele verip birleşmeliyiz” mesajını verdi.
“Üniversite Sadece Diploma Veren Bir Yer Olmamalı”
Öğrencilerin kampüste daha fazla vakit geçirmesi gerektiğini belirten Yiğit, üniversitelerin öğrenme heyecanını diri tutan birer merkeze dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Bu doğrultuda hayata geçirilen “Birlikte Öğrenme Akademisi”ne değinen Yiğit, 60 yaş üstü bireylerin eğitim aldığı programın kendisini çok etkilediğini ifade etti. Projenin önemini anlatan Yiğit, “Oradaki büyüklerimiz sınıf geçmek değil, sürekli orada olmak istiyorlar. Ben aynı aidiyet duygusunu gençlerimiz için de hayal ediyorum. Öğrencilerimiz kampüste yaşamaktan mutluluk duymalı” diye konuştu.
Yabancı Öğrenci Kontenjanına Ciddi Azaltma: “Kontrolü Ele Aldık”
Kamuoyunda yabancı öğrenci sayılarına yönelik oluşan hassasiyet ve endişelere de değinen Rektör Yiğit, bu konuda radikal adımlar attıklarını açıkladı. Şehrin doğal yapısını bozacak adımlardan kaçınacaklarını belirten Prof. Dr. Faruk Yiğit, kontrolsüz büyümenin zamanla farklı sorunları beraberinde getirebildiğine dikkat çekti. Özellikle gevşetilen kriterlerin bazı suistimallere zemin hazırlayabildiğini ifade eden Yiğit, Bolu’nun geçmişte bu durumun toplumsal etkilerini deneyimlediğini hatırlatarak, bundan sonraki süreçte daha kontrollü ve seçici bir yaklaşım izleyeceklerini söyledi.
Bolu İçin Doğayı Koruyan “Temiz Sanayi” ve Roketsan Müjdesi
Savunma sanayiindeki yerlilik ve millilik çalışmalarında, özellikle Roketsan bünyesinde yürüttüğü üst düzey görevlerle tanınan Prof. Dr. Faruk Yiğit, Bolu’nun kalkınma modelleri arasındaki tartışmalara da değindi. Bolu’nun “turizm şehri mi, sanayi şehri mi?” sorusu arasında bir tercih yapmak zorunda olmadığını belirten Yiğit, doğayı bozmadan temiz bir sanayinin kurulabileceğini ve iki metropol arasındaki lojistik konumun avantaja çevrilmesi gerektiğini söyledi.
Kamuoyunda uzun süredir merak edilen “Bolu, savunma sanayiinin ve Roketsan’ın bir inovasyon merkezi olacak mı?” sorusuna ise Rektör Yiğit, süreç tamamen olgunlaşmadan detay vermeyi doğru bulmadığını belirterek umut verici bir sinyal verdi:
“Alışkanlıklarımız gereği süreç belli bir olgunluğa gelmeden konuşmak istemem. Ama tahmin edilenin çok daha üzerinde gelişmeler olacağını sadece bu kadarını söyleyebilirim. Bir şeyi söylüyorsak, söylemediğimiz onun en az iki, üç katı olmalıdır. O noktaya geldiğimizde hep beraber gelişmeleri göreceğiz.”
“Savunma Sanayiinde Dünya Ligindeyiz”
Türkiye’nin savunma sanayiinde son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını ve bu sayede ülkenin bir ateş çemberinin ortasında huzurla kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Yiğit, Roketsan’daki yerlilik oranının genel ortalamanın da üzerinde olduğunu belirtti. Yiğit, “Kendi alanımızda dışarıdan destek almak mümkün değil; tamamen kendi gençlerimizle yapıyoruz. Roketsan bünyesinde yerlilik ve millilik oranımız yüzde 90’ların üzerindedir. Bu noktada dünya ligindeyiz ve hiçbir eksiğimiz yok” dedi.
Röportajın sonunda Faruk Yiğit, Boluluların ve tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı şu ifadelerle kutladı:
“Hem ülke vatandaşlarımızın hem de Bolulu vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bu bayramın birlikteliğe, kardeşliğe ve dayanışmaya vesile olmasını temenni ediyorum. Bizim küçük sebeplerle ayrışmaya değil, büyük amaçlar doğrultusunda birleşmeye, dayanışmaya ve birlikte olmaya ihtiyacımız var. Ancak o zaman ülkemizin büyük hedeflerine çok daha hızlı bir şekilde birlikte ulaşabiliriz diye düşünüyorum. Bayramın da buna vesile olmasını canıgönülden temenni ediyorum.”
Haber: Sıla ŞAHİN






























