
6 Şubat depreminin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yaşanan acılar ve bıraktığı etkiler hala devam ediyor. Yaşanan facia bütün ülkeyi etkilerken depremin bıraktığı izler insanların içinde hala derin izler taşımakta. Bolu’da üniversite eğitimine devam eden Adıyamanlı Ömer Yoldaş ise depremde yaşadığı süreci bizlere anlattı.
6 Şubat 2023’teki deprem anında neler yaşadığını anlatan Ömer Yoldaş, “Ben Ömer Yoldaş, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İşletme 2. Sınıf Öğrencisiyim. Adıyamanlıyım. 6 Şubat’ta da oradaydım. 2-3 saniyelik ufak bir sarsıntıda ben uyandım ilk sarsıntıyla beraber. Toplam 65-70 saniyeye yakın sürdü zaten. 20. saniyeden sonra çok fazla şiddetlenmeye başladı. Binalar yıkılıyormuş. Biz o sıra asansör düştü zannettik. Etrafımızdaki binalar 9 katlı bir bina komple aşağı inmişti, yoktu. Deprem başladığı andan itibaren 40. 50. saniyede babama seslendim. Sesim bile gitmeyecek haldeydi. Sonrasında deprem yavaşladı. Biz kalktık. Ne olduğunu anlamadık. Bir baş dönmesi, stres yükleniyor, eşyalarımızı hazırlayın dedi babam bize. Alabildiğimiz eşyayı, battaniye olur, çorap olur, mont olur. Onları alın, alabildiğinizi iniyoruz dedi” şeklinde konuştu.
“Devlet hemen yardıma geldi”
6 Şubat 2023’te Tüm Türkiye’nin bölgeye yardım ettiğini belirten Yoldaş, “Depremde hemen devlet yardımı geldi. İnsanlar farklı şehirlerden gelip çay, çorba, su, elinde ne varsa dağıtmaya başladılar. Çünkü çok kötü bir durumdaydık. İnsanlar bir kuru ekmek bulamıyordu ilk başlarında. Sonradan yollar kapalı olduğu için devletin araçlarının ulaşamadığını gördük. Ondan sonra devlet helikopterle, uçakla, geçebilen tırlarla eşya göndermeye başladılar. İkinci gün sabah indiğimde Mersinli biri olması lazım. Bilmiyorum kim olduğunu. Etrafıma bakınıp çok üzüntülü bir haldeyken sırtımı sıvazladı. Aslanım al meyve suyu ve ekmek, ye bunları, karnın tok tutsun dedi. Ben orada ağlamaya başlamıştım zaten. Enkazları yavaş yavaş topladılar. Yavaş yavaş yaraları sarmaya başladılar belki” dedi.
“İnsanlar ev alırken sağlamlığına baksın”
Psikolojik anlamda çok zor bir süreç geçirdiklerini ifade eden Ömer Yoldaş, “Gerçekten çoğu insanın psikolojik desteğe ihtiyacı vardı. Bir tane arkadaşım bütün ailesini kaybetti. Sakat kaldı. Tek başına yaşam mücadelesi veriyordu. Sağ olsunlar gerekli yardımlar yapıldı. Hayata tutunmaya çalışıyor insanlar. Çok zor bir süreç. Kimsenin başına Rabbim vermesin. Lütfen insanlar dikkatli olsun. Ev alırken güzelliğine değil de sağlamlığına baksınlar. İçine değil de dışına baksınlar. Ne durumda olduğunu görsünler. Çünkü güzellik geçiyor. Ama sağlamlığı ne olursa olsun o insanları hayatta tutan şey oldu. Adıyaman'da. Belki eski binalardan düşük katlı olanlar yıkılmadı. En yeni olanlar belki yıkılmadı. Ne zamanki Şubat ayında bir yağmur olsa bir kar olsa insanlar tedirgin oluyor. Yine mi yaşayacağız acaba diye. Zamanla geçirmeye çalışıyorlar insanların acısını. Zamanla azalıyor. Ama geçmeyecek insanların içinde. Bunu da herkes çok iyi biliyor. Herkes yardıma koştu. Kimse kimseyi tanımıyordu belki ama milletin bir ruhu vardı, bir inancı vardı, bir azmi vardı. Birbirine çok bağlıydı insanlar” diye konuştu.






























