Acılı aileler adalet arayışında… Madem siz buraya gelmiyorsunuz, biz Ankara'ya geliyoruz

Grand Kartal Otel yangınında yakınını kaybeden acılı ailelerin adalet arayışı devam ediyor. Acılı aileler, davada yargılanmayan Turizm Bakanlığı yetkililerine tepki olarak Bolu'dan Ankara’ya yürüyüş başlattı.

Acılı aileler adalet arayışında… Madem siz buraya gelmiyorsunuz, biz Ankara'ya geliyoruz
A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Haber: Sıla ŞAHİN
Bolu Adalet Sarayı önünde "Başka Canımız Yok Platformu" adı altında bir araya gelen acılı aileler, yürüyüşten önce basın açıklaması yaptı. Açıklamada ailesinden 8 canı kaybeden Yüksel Gültekin, "İnsanlıktan nasibini almamış Turizm Bakanı... Netice itibarıyla bu personelim suçsuzdur deyip üzerlerine abanıp bunların yargılanmasına engel oldu ya. Çabamız üzerine Ankara'da bulunan hâkimler, Allah onlardan razı olsun, Danıştay Birinci Dairesi dedi ki: 'Bunlar olayda birinci derece kusurludur ve yargılanmalıdır.' Hayretle ve dehşetle on aydır takip ediyoruz. Sivas'ın bir köyünde, mezrasında 15 sene önce öldürülen bir bayanı DNA testinden bulan devlet ve Adalet Bakanlığı, Kahramanmaraş'ta 20 yıl önce işlenen cinayeti DNA testinden buluyor. Maalesef bu dosya başsavcının önünde on aydan beri var. On aydan beri... Şimdi buradan üçüncü defa haklı talebimizi yüksek sesle söylemek istiyoruz. Biz devletimize inanıyoruz, adalete güveniyoruz. Türkiye bir hukuk devletidir. Bakın, sesimiz bundan sonra da gür olarak çıkacak. Kimse Cumhurbaşkanı'nın arkasına sığınıp bu soruşturmayı sarsaklamasın. Cumhurbaşkanı, Turizm Bakanı'nın gözünün içine baka baka, 'Bu olayda en ufak kusuru olanlar yargı önüne çıkacak.' demedi mi? Demedi mi? Ne bekliyorsunuz kardeşim? Ne bekliyorsunuz? Kimse bizi aldatmasın. Bakın, daha önce de söyledim. Biz, önceki olayların faillerine benzemeyiz. Yetmiş sekiz aile, bu olayda en ufak kusuru olan kamu görevlileri ve sorumlular yargı önüne çıkıncaya kadar bizim sesimiz kesilmez. Bizim sesimiz kesilmez. Hayatta olduğumuz müddetçe Turizm Bakanı'nın yakasındayız. Bu bakanlar bugün var, yarın devlet koruması kalkacak. Netice itibarıyla ellerindeki güç de kalkacak. Onu ne sahibi bulunduğu ETS Tur firması ne de otelleri kurtarır. Hukuk çerçevesinde ölünceye kadar yakasındayız. Bugün bu ülkede hukukun işleyişine inanıyoruz. Bir gün, ömrümüz varsa, bu Adalet Bakanı'nın da buraya geldiğini hep birlikte Rabbim bize gösterecek inşallah. O günü görmeden evlatlarımız orada rahat uyumayacak. Şimdi Ankara'ya seslenmek istiyorum. ETS'nin yetkilileri, siz gelemediniz ya buraya... Biz şimdi sizinle tanışmak için Ankara'ya geliyoruz. Bekleyin bizi. Biz Ankara'ya geliyoruz. Sizi göreceğiz." ifadelerini kullandı.

Yürüyüşün başlamasına öncülük eden ve otel faciasında annesi, yeğeni ve abisini kaybeden Oktay Akişli, amaçlarının intikam değil, adalet olduğunu, organize bir kötülük ve vicdansızlık ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Vicdanını sermayeye satmış insanlarla karşı karşıyayız

Annesi, yeğeni ve abisini kaybeden, Bolu'dan Ankara'ya yürüyen Akişli, YouTube platformunda yangının videolarında ETS Tur reklamlarının çıkmasına tepki gösteren Akişli, "YouTube'da Kartalkaya Otel yangınının yangın görüntülerini açtığınız zaman bu ülkenin ayıbıdır. O piliç dorsesindeki görüntüler bu ülkenin ayıbıdır. O görüntüleri açtığınızda ne çıkıyor karşınıza biliyor musunuz? Ortasında, sonunda ETS Tur'un hâlâ reklam kampanyası var. Bu kadar vicdanını sermayeye satmış insanlarla karşı karşıyayız. Ama onlar merak etmesin. Bizlerin kaybedecek hiçbir şeyi yok. Hesap sormazsak namerdiz."

Yarın kalan adalet, adalet değildir

Bu yürüyüşün vicdana, hukuka ve adalete uzanan bir çağrı olduğunu dile getiren Akişli, "Soruşturma kapsamında birinci derece kusurlu oldukları tespit edilen Turizm Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı bürokratlar ile sorumluluğu bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri hakkında yargılama sürecinin hâlâ başlamamış olması vicdanlarımızı derinden yaralamaktadır. Adalet yalnızca bazı sanıklar için değil, ihmali, sorumluluğu ve kusuru bulunan herkes için eşit şekilde işletilmelidir. Hiç kimse makamı, görevi ya da unvanı nedeniyle hukukun üzerinde değildir. İşte bu nedenle bugün yetmiş sekiz canımız için adalet yürüyüşünü başlatıyoruz. Atacağımız her adım, kaybettiğimiz 78 canımızın anısına; yürüyeceğimiz her kilometre ise adalet mücadelemize adanmıştır. Bu yürüyüş yalnızca Bolu'dan Ankara'ya uzanan bir yol değildir. Bu yürüyüş vicdana, hukuka ve adalete uzanan bir çağrıdır. Bizler bu yürüyüşü öfkeyle değil, hukuka olan inancımızla gerçekleştiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki gerçek adalet, ihmali bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesiyle sağlanacaktır. Bu yürüyüş, kaybettiğimiz sevdiklerimize verdiğimiz sözün yürüyüşüdür. Bir daha hiçbir annenin evladını, hiçbir çocuğun annesini ya da babasını, hiçbir kardeşin kardeşini böylesi önlenebilir ihmaller nedeniyle kaybetmemesi için yürüyoruz. Yarın kalan adalet, adalet değildir." dedi.

Reklam

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir