15 Temmuz'un 10. Yılında BAİBÜ'de Anlamlı Konferans

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yılı etkinlikleri kapsamında, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde (BAİBÜ) "Bir Gecenin Ardından: 15 Temmuz ve Yeni Türkiye" başlıklı konferans gerçekleştirildi.

15 Temmuz'un 10. Yılında BAİBÜ'de Anlamlı Konferans
A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Haber: Sena Nur PORSUK, Tuğçe AKYÜZ
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ile Bolu Valiliği iş birliğinde düzenlenen program, İzzet Baysal Kültür Merkezi Mavi Salon'da gerçekleştirildi. Programa Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, kamu kurumlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Moderatörlüğünü İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aktan'ın üstlendiği konferansta, Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz ile Siyaset Bilimci Elif Şahin konuşmacı olarak yer aldı.


Programda, 15 Temmuz hain darbe girişiminin Türkiye'nin demokrasi mücadelesindeki yeri, milli iradenin önemi ve darbe girişiminin ardından yaşanan toplumsal dönüşüm farklı yönleriyle değerlendirildi.
Konferansta konuşan Siyaset Bilimcisi Elif Şahin, dijital medyanın kamuoyu oluşturma gücüne dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Şahin, dijital mecraların algı yönetimindeki etkisine vurgu yaparak şunları söyledi:
"Artık dijital medya istedikleri gibi kamuoyu oluşturabiliyor. İstedikleri gibi etkileşim ve yönlendirme yapabiliyorlar. İstedikleri gibi bir algı inşa ediyorlar. İçeride sosyolojik kırılmayı, dışarıda ise ahlaki meşruiyeti sağlayacak şekilde bunu pazarlayabiliyorlar. Ayrıca askeri güç tek başına bir güç efekti değildir. Dünyanın size aksiyon alacak başka güç unsurları da vardır. Bu bile bize o gecenin gururunu on yıllar boyunca yaşamak ve onun hikâyesini çocuklarımıza anlatmak için yeterlidir."


Konferansta konuşan Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz, 15 Temmuz darbe girişimine giden süreçte medya üzerinden yürütülen operasyonlara dikkat çekti. O dönemin siyasi atmosferini değerlendiren Karagöz, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algılara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"15 Temmuz'u dönüp bir hatırlayalım. Nasıl bir Türkiye'deydik ve nereye doğru gidiyorduk? 15 Temmuz'a giderken 'Sandık her şey değildir' deniliyordu. Bunu da gücünü sandıktan alması gereken insanlar söylüyordu. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savaş suçu işlediği iddia ediliyordu. Peki nasıl savaş suçu işliyordu? Suriye'ye giden tırlar üzerinden bu algı oluşturulmaya çalışıldı. Okyanusun öte tarafından nakliye uçaklarıyla Irak'a silah gönderenler görmezden gelinirken, Türkiye'nin Suriye'ye gönderdiği tırlar suç gibi gösteriliyordu."
Karagöz, konuşmasının devamında devletin istihbarat faaliyetlerinin hedef alındığını belirterek şunları söyledi:
"Bir ülkenin istihbarat teşkilatının sevk ettiği tırların bir grup tarafından durdurulup kayıt altına alınmasıyla hükümet düşmez. Ancak orada elde edilen görüntü ve belgeler, ertesi gün yapılması planlanan darbenin ardından yargılanacak insanları toplum nezdinde itibarsızlaştırmak için kullanılabilecek bir argümana dönüştürülebilirdi."

Reklam

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir