Yüksel Gültekin'den Kültür ve Turizm Bakanlığı Personeline Sert Tepki

78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, soruşturma kapsamında ifadeleri alınan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 9 personel hakkında uygulanan “yurt dışına çıkamama” adli kontrol kararını değerlendirdi. Gültekin, Bakanlık personelinin yalnızca taksirle soruşturulmasına sert sözlerle tepki gösterdi.

Yüksel Gültekin'den Kültür ve Turizm Bakanlığı Personeline Sert Tepki
A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Grand Kartal Otel yangınına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda görevli 9 personelin ifadelerinin alınmasının ardından “yurt dışına çıkamama” adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Konuya ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan, yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, alınan kararları hukuki ve vicdani açıdan değerlendirdi.

“Bu yaklaşım son derece isabetlidir”

Grand Kartal Davası’nda daha önce verilen kararların hukuka uygun olduğunu belirten Gültekin, otel yöneticileri ve belediye personeline yönelik hükümlerin Yargıtay içtihatlarıyla birebir örtüştüğünü söyledi. Gültekin, mahkemenin yetkisi bulunan, eksiklikleri bilen ve buna rağmen önleyici hiçbir adım atmayan kişilerin sorumluluğunu sıradan bir ihmal olarak değerlendirmediğini vurguladı.

Gültekin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“78 insanın hayatını kaybettiği facia sonrası verilen gerekçeli karar, otel yöneticileri ve belediye personeli yönünden hukuken doğru, yerinde ve Yargıtay içtihatlarıyla uyumludur. Yetkisi bulunan, neticeyi öngörebilecek konumda olan ve buna rağmen hareketsiz kalan kişiler olası kastla sorumludur. Mahkeme bu ölçütü belediye personeli açısından eksiksiz uygulamıştır. Bu yaklaşım son derece isabetlidir.”

Gültekin, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede tüm failler hakkında kasten öldürme suçundan cezalandırma talep edildiğini hatırlatarak, İl Özel İdaresi yöneticileri açısından yapılan “bilinçli taksir” nitelemesini kabul etmediklerini ve dosyayı üst mahkemeye taşıdıklarını ifade etti.

“Bakanlık personeli için hukuk askıya alınamaz”

Kültür ve Turizm Bakanlığı personelinin yalnızca taksirle soruşturulmasını sert bir dille eleştiren Gültekin, Bakanlığın otel üzerindeki yetkilerinin belediyelerden daha geniş olduğunu söyledi.

“Turizm işletme belgesi verme, askıya alma, iptal etme, tesisin faaliyetini durdurma ve denetim yaptırma yetkileri Bakanlık personelindedir. Yetkisi daha geniş olanın sorumluluğu daha az olamaz. Belediye personeli için doğru uygulanan hukuk, Bakanlık personeli için askıya alınamaz.”

Gültekin, otelin yıllara yayılan denetimlerden geçtiğini, faaliyetlerini Bakanlığın bilgisi ve onayı dâhilinde sürdürdüğünü belirterek, bunun dosyanın maddi gerçeği olduğunu ifade etti.

“Yangın denetimi yapıldı, rapor facia sonrası yazıldı”

16 Aralık 2024 tarihinde yapılan denetime dikkat çeken Gültekin, yangın güvenliğine ilişkin denetim raporunun yangından sonra, 22 Ocak 2025’te düzenlenmesini sert sözlerle eleştirdi.

“Yangın denetimi yapıyoruz deyip raporu facia sonrası yazmak, ihmal değil kabullenmedir. Bu tablo Yargıtay terminolojisiyle ‘olursa olsun’ kabullenmesidir.”

Gültekin ayrıca, denetim öncesi otel yönetimine haber verildiğini, Bakanlık personelinin diğer bir otelde ücretsiz ağırlandığını ve yangın denetim formlarındaki 21 kriterin kasten göz ardı edildiğini öne sürdü.

“23 Eylül 2024 tarihli iç yazışma vicdanları yaralamaktadır”

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 23 Eylül 2024 tarihli iç yazışmasına da dikkat çeken Gültekin, yangın önlemlerine ilişkin eksikliklerin belediyelere artık “gereği için” değil yalnızca “bilgi amaçlı” bildirildiğini belirtti.

“Gerekçe olarak yangın önlemlerini almayan otellerin mağdur olmaması gösterilmiştir. Hukuki sakatlıklarını bir yana bırakıyoruz; vicdani boyutu karşı karşıya olduğumuz zihniyeti açıkça ortaya koymaktadır.”

“Adalet parçalı olmaz, içtihat seçilmez”

Yangında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın birinci derece sorumlu olduğunu savunan Gültekin, Bakanlığın olaydan sonra mağdur aileler için ne bir taziye ne de teskin edici bir açıklama yaptığını söyledi. Soruşturma izninin ilk aşamada verilmediğini, sürecin Danıştay kararıyla ilerleyebildiğini de hatırlattı.

“Yetki büyüdükçe sorumluluğun fiilen azaldığı bir düzeni kabul etmiyoruz. Bu bir kişisel suçlama değil, 78 insanın hayatını kaybettiği bir dosyada hukukun herkes için eşit uygulanması talebidir.”

“Bu 9 personelin peşini bırakmayacağım”

Açıklamasının devamında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda görevli 9 personelin isimlerini tek tek kamuoyuna açıklayacağını belirten Gültekin, özellikle bir personel hakkında son derece sert ifadeler kullandı.

“Bundan sonra adı ETS Neşe’dir. Türkiye onu böyle anacak. Kim olursa olsun, hangi makamda olursa olsun, bu dosyada hukuktan ve adaletten kaçamayacaklar.”

Gültekin, bazı şüphelilerin ifadelerinde “yurt dışına çıkış yasağının maddi zarara yol açacağı” yönündeki savunmalarına da sert tepki göstererek, bu beyanların 78 kişinin hayatını kaybettiği bir dosyada empati yoksunluğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

“Bu mücadele Kartalkaya’da hayatını kaybedenler içindir”

Açıklamasının sonunda Gültekin, adalet mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini vurgulayarak şu ifadelerle çağrıda bulundu:

“Biz 21 Ocak’ta sevdiklerimizi kaybettik, 22 Ocak’ta ise adalet mücadelesine başladık. Adalet parçalı olmaz. Yetki kullanan herkes, sonucundan sorumludur. Kartalkaya’da hayatını kaybedenlerin anısı adına, hukukun bu dosyada herkes için eşit uygulanmasını talep ediyoruz.”

Reklam

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir