TÜBAKKOM: “Önlenebilir Şiddete Göz Yummak Yaşam Hakkına İlişkin Pozitif Yükümlülüklerin İhlalidir”

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kadınlara yönelik artan şiddete dikkat çekerek devletin yaşam hakkını koruma sorumluluğunu hatırlattı.

TÜBAKKOM: “Önlenebilir Şiddete Göz Yummak Yaşam Hakkına İlişkin Pozitif Yükümlülüklerin İhlalidir”
A- A+ Paylaş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Mirabal Kardeşler’in ölüm yıl dönümü olan 25 Kasım gününü 1999 yılında Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilân etmiştir. 25 Kasım, tüm dünyada kadınlara yönelik şiddete karşı yükselen ortak sesin günüdür. 25 Kasım, bir anma değil, her geçen gün artan şiddetin, görmezden gelinen eşitsizliklerin ve kadınların yaşam haklarına ilişkin pozitif yükümlülüklerin hatırlatıldığı gündür.”

Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin, alınmayan tedbirler nedeniyle münferit olaylar zincirini aşıp bir olgu hâline geldiği belirtilerek şöyle devam edildi:

“Eşitsizlik ve cezasızlık ise şiddete eşlik eden diğer olgusal gerçekliklerdir. Kadınlar; evlerinde, işyerlerinde, okulda, sokakta, adliye koridorlarında şiddete uğramakta; koruma kararları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmakta, adalet gecikmekte ya da hiç gelmemektedir. Her bir kadın cinayeti, devletin yaşam hakkını koruma ve önleme pozitif yükümlülüğünü yerine getiremediğinin acı bir göstergesidir.”

Açıklamada, 6284 sayılı Kanun’un eksiksiz uygulanmasının ve kolluk ile yargı birimlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle hareket etmesinin gerekliliği vurgulandı:

“Şiddetin ulaştığı boyut, bu sorumlulukların yerine getirilmemesinin yanı sıra İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yarattığı koruma boşluğunun da en somut göstergesidir.”

TÜBAKKOM, şiddetin önlenebilir olduğunun altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi, eşitlikçi politikaların hayata geçirilmesi ve kadınların yaşam haklarının vazgeçilmez mutlak bir değer olarak görülmesi gerekir. Engelli kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere tüm kadınların ve kız çocuklarının adalete, korunmaya ve destek mekanizmalarına erişiminin güvence altına alınması zorunludur.”

Kadına yönelik şiddetin tüm toplum için bir sınav olduğunu belirten Komisyon, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Kadına yönelik şiddet, özel alanın değil, kamusal sorumluluğun konusudur. Devletin tüm kurumları, yargı organları ve karar vericileri kadınların yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlüdür. Kadınlara yönelik şiddet önlenebilir. Yaşam hakkını korumak, ertelenemez pozitif bir yükümlülüktür. Yaşam hakkı kutsaldır, eşitlik vazgeçilmezdir, adalet geciktirilemez bir sorumluluktur.”

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) – 25 Kasım 2025

Reklam

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Manşet Haberler

Çok okunanlar
sanalbasin.com üyesidir