Gündem

Dünya'da tek olan Artemis heykeli Bolu'da keşfedildi

23 Mart 2021 . 19:25

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş’in başlattığı çalışmalar sayesinde tarihin derinliklerinde saklı olan çok değerli bir tarihi eser gün ışığına çıktı. Bolu müzesinde boyalı heykel büstü olarak bilinen ve üzerinde uzun süredir Ticaret Odası tarafından araştırma başlatılan heykelin Artemis heykeli olduğu anlaşıldı. Oda Başkanı Ateş Bolu’ya ait olan bu tarihi değerin turizm tanıtımlarına yönelik yapılacak çalışmalarda kullanılacağını söyledi.

    Bolu kent merkezinde bulunan Akpınar Mahallesi'nde 1971 yılında Kız Enstitüsü inşaatı için yapılan kazıda, mermer kadın büstü bulundu. Roma dönemine ait olduğu belirlenen kadın büstü, Bolu Müze Müdürlüğü'ne ait müzede sergilenmeye başladı. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası kentte tarih turizminin ön plana çıkarılmasını sağlamak amacıyla arkeologlardan oluşan bir heyet oluşturdu. Heyet, Bolu Kent Müzesi'nde bulunan heykeller üzerinde inceleme yaptı. Müzede 'Roma Dönemi'ne ait Kadın Büstü' olarak 50 yıldır sergilenen heykelin Artemis'e ait olabileceğinin düşünülmesi üzerine çalışma başlatıldı. Çalışmanın sonucunda uzmanlar tarafından, heykelin Yunan mitolojisi tanrıçalarından 'Artemis'e ait olduğu belirlendi. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen heykelin saç kısımlarının boyalı olması ve bu zamana kadar tahrip olmaması nedeniyle, dönemin kamu binasında sergilendiği ve dünyada eşi benzerinin bulunmadığı belirtildi.

    BOLU’YA AİT, DÜNYADA TEK

    Ateş, Bolu’nun Hititlere kadar uzanan tarihi zenginliği ile son derece önemli bir mirasa sahip olduğunu belirterek, Bolu Müze Müdürlüğü’nde bulunan heykel büstünün de bu mirasın en önemli parçalarından birisi olduğunu dile getirdi. Başkan Ateş, “İlimizin turizminin ön plana çıkabilmesi adına şehir merkezimizde bazı aktivitelere önem vermeye başladık. Yönetim Kurulumuz, Meclisimiz, ortaklaşa çalışmalarımızda Bolu ilinin değerlerini ön plana çıkarma yılı ilan ettik. Pandemi sürecinde bazı çalışmalar yaptık. Coğrafi işaretlere yoğunlaştık ve koruma altına almak için çalışmalar yaptık. Bazı değerlerimiz daha var. Özellikle Bolu’ya ait olmak, dünyada tek olmak ve marka olmak ayrı bir şey. Bu değerleri koruma altına almak ve bilinirliğini artırmak için çalışma başlattık. Müzede incelemelerde bulunduk. Bu eser üzerinde birleştik. Bu heykel başının ne olduğu konusunda çalışmalar yaptık. İlimize gelen turistlerin ilimize ilgi duyabilmeleri için bazı değerleri bilmelerinde fayda olacağına inanıyorum. Bu heykelin Bolu’nun markası olabileceğine, dünyada tek olduğu bilgisine ulaştık. Değerlendirmesini buradaki teknik heyetteki hocalarımız bilgi amaçlı verecek. Bizim için önemli olan, dünyada tek olan bu eserin ilgi çekebilmesi, turistlerin de gelip bu eseri izleyebilmesi. Bakanlığımızdan da Odamız eserin çoğaltılması ve markalaştırılması ile ilgili izinleri almıştır. İlimize gelen misafirlerimize artık bu heykelin küçük ölçekteki örneklerini hediye olarak verme imkanı olacak. Bolu’da böyle bir değer olduğu bilinecek. Müzede bu eserin sergileneceği güzel bir alan oluşturma ile ilgili de Valiliğimiz ile koordineli olarak çalışacağız.” dedi.

    ‘OLDUKÇA ÜST DÜZEY BİR SANAT ESERİDİR’

    Heykel hakkında bilgiler veren Düzce Konuralp Antik Tiyatro Kazı Heyeti Ekip Üyesi Arkeolog Dr. Güzin Bilir, "Karşınızdaki ‘boyalı kadın başı’, vahşi doğanın, bereketin, avcılığın ve okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis'tir. Bolu’nun doğal tabiat zenginliklerinin bir nevi kişileştirilmiş hali olan Artemis başı muhtemelen ada mermerinden veya Atina mermerinden yapılmış, oldukça üst düzey bir sanat eseridir. Kaliteliği, işçiliği ile dikkat çeken eser muhtemelen ithal olarak gelmiş, atölyesi ise güney İtalya bölgesi kökenli olabilir. Stilistik özelliklerine gelecek olursak eserin dikkat çekici noktası: yoğun boya izleri, özellikle saçlarında koyu kırmızı boyanın mevcut olmasıdır. Kızıl saç güzelliğin bir simgesi olarak görüldüğünden kadın saçları için kızıl boya tercih edilirdi" diye konuştu.

    AUGUSTUS DÖNEMİNDE PROPAGANDA AMAÇLI ÜRETİLMİŞ

    Güzin Bilir, heykelin ilk Roma İmparatoru Augustus döneminde propaganda amacıyla önemli kentlere gönderilmiş olabileceğini belirterek, "Hem Klasik dönem hem Helenistik dönem heykeltıraşlık özelliklerini gösteren ‘eklektik’, yani karışık bir eserdir. Böyle eserler özellikle ilk Roma imparatoru Augustus döneminde propaganda amaçla üretilmiş olup Roma eyaletlerde önemli yerlere dikilmiştir. Milattan önce 27 ve milattan sonra 14 yıllarına tarihleyebileceğimiz eser, Bolu kentinin en merkezi yerinde Akpınar semti, kız enstitüsü inşaatı sırasında bulunmuştur ve çok iyi korunmuş olmasından dolayı da kendi dönemi içinde, kent merkezindeki önemli bir kamu binası içinde kapalı bir alanda bulunuyor olmalıdır. Bu kadar kaliteli bir sanat eserinin Bolu’da bulunması, doğal ve tabiat güzelliklerinin yanında tarihsel ve kültürel güzelliklerinin de var olduğunu bizlere kanıtlar durumdadır. Aslında bu eser Bolu’nun doğal zenginlikleriyle kültürel mirasının bir nevi birleşmiş halidir" dedi.

    ‘ROMA İMPARATORLUĞU'NDA BOLU'NUN DEĞERİNİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUN GÖSTERGESİ’

    Heykelin kentte bulunmuş olmasının Bolu'nun Roma İmparatorluğu'ndaki önemini gösterdiğini anlatan Bilir, "Yabancı turistler, geldiklerinde güzel bir alanda bu Artemis başını görmek isterler. Dünyadaki diğer örneklerinde çok önemli müzelerde sergileniyor. Az sayıda kendi döneminde sürekli bir modelin aynı basılması sön konusu oluyor. Ancak bu öyle bir heykel ki; kendi dönemi içerisinde basılıyor ve tekrarı basılmıyor. O yüzden çok çok önemli ve kullanılan mermer açısından çok değerli. Bu da demek oluyor ki Roma İmparatorluğu'nda Bolu'nun yerinin ve değerinin ne kadar önemli olduğunun göstergesi. Napoli'de yapılıp buraya gönderiliyor" diye konuştu.

    ‘DÜNYADA TEK VE BOLU'DA ÇIKARILMIŞ BİR ESER’

    Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş de heykelin dünyada eşsiz olduğunu belirterek, "Tek olan, dünyada eşsiz olan eserlerden. Buna 'Unique' deniliyor. Tek olması marka değeri oluşturuyor. Dünyada tek ve Bolu'da çıkarılmış bir eser. Bolu'nun ne kadar önemli bir yer olduğunu ve tarihinin ne kadar değerli olduğunu, Hitit döneminden bugüne kadar altımızda ne kadar eser olduğunu gösteriyor. Bu eserle birlikte Bolu'nun tarihinin gün yüzüne çıkması için ufak tefek dokunuşlara ihtiyacımız var. Tarihi eserlerin gün yüzüne çıkmasında yarar olduğunu biliyoruz. Dünyada bu eserleri görmek için milyonlarca insan geziyor. Turizm kentiysek bir tarihi olarak da eksik olmamalıyız. Bunun devamını hep beraber getireceğiz" ifadesini kullandı.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.